:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Geceye mülteci akıl defterim
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
geceyemlteci.jpg







Hani ıssız köşelerde açar ya gölge çiçekleri, dayanamaz güneşin yakıcılığına, saklanır durur hep kuytularda...
Geceye mültecidir ya hep hayalleri...
Özlemlerine katık yapar da gözyaşlarını, düşer ya toprağın bağrına bir ceset gibi...
Öylesine yalnız, öylesine ıssızdır ki...

Yaprakları salınırken rüzgârın kollarında, sessizliğin sesini dinler umarsızca.
Oysa hep bir yanı öksüz, bir yanı yetim, bir yanı eksik kalmıştır da kimseler görmez, kimseler bilmez içindeki doldurulamayan boşluğu...

Günlerden nedir, saat kaç olmuş, çok mu önemli ki...
Öylesine geçip gitmez mi zaman, acımasız kahkahalar atarak ömrümüzün ortasından?
Ya kıyametler kopar her geçişte, ya da hıçkırıklar düğüm düğüm olur acılara direnişte.

Bir ışık, bir tebessüm, sıcacık bir sevgidir istediği de, ne soran vardır hatırını, ne de bilen halinin encamını...

Kış düşmüştür ömrünün sapaklarına aniden.
Ne bahara, ne yaza, ne de sonbahara sığdırabilmiştir düşlerini...
Bir Beşinci Mevsim olmuştur yüreği.
Ne yedi renktir gülüşleri, ne de gökkuşağından sallanmıştır gecelerinin üç-beş nöbetleri...
Bir sekizinci renk konuvermiştir kirpiklerinin ucuna.


Gel...
Tut ellerimden sımsıkı ve sar yüreğinin kundağında kanayan bakışlarımı...
Ninnilerin değsin kulaklarıma, aşkını fısılda ömür boyu.
Ben-sen kavgasında kaybolmasın umutlarımın son kırıntıları.
Biz olalım ve bizde kalalım...

Hayatın neresinden geçsek derken, keşkeler biriktirmeyelim heybemizin köşelerinde.
Avuçlarımızdan kaymasın, sönmesin sabun köpüğü gibi.
Hicran hicran akmasın parmak uçlarımızdan ve köz gibi düşmesin ömrümüzün tam ortasına, kırgın akşamlar...

Gel...
Sana mülteci umutlarım var.
Geceye dönmeden yüzüm, al aydınlığa çıkar...
Yudum yudum içerken sevdayı, bir kelebek kanat çırpmalı, narin ve ölümsüz kanatlarıyla.

Korkuyorum ey Yâr!
"Yanıltma artık beni hayat" derken, adımlarımda ıssızlığın tınıları, sana gelsin istiyorum tüm yollar.
Çıkmazların keskin virajlarında devrilmesin istiyorum, saf duygularım.
Sabahı karşılayan olmaktan yoruldum. Sabahın karşıladığı olmak istiyorum.
Güne seninle başlamak, geceye senin kollarında akmak...
Kapım çalınsın ve gelen sen ol eşiğimde.

Umutların tükendiği yerde, yeniden bekleyiş başlıyor. Gelir misin? Bir yudum sevgi verir misin?