:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Canımdan Çektiğin Adını Benim İçin Saklar mısın?
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Blowing_field_by_Kuallo.jpg


Yüreğim bir ayraç misali takıldı bakışlarının arasına.

Günlerden hangi cumartesiydi veya pazardı inan hatırlamıyorum.

Anlamsız olduğum, sıkıldığım, boş boş etrafa bakındığım anlardan

birinde avuç içlerimin arasına aldım sesini ve seni aradım.

Yolculuklar neden daima alfabenin sonuna doğru başlar ki?

İşte benimkisi de böyle bir yolculuktu. İlkin loş bir karanlıkta

“merhaba” dediğim, sonrasında da adresini bilmediğim bir kapı

aralığında söylediğim bir merhaba…


Yüzünde küçücük çocukların kırılgan ifadesiyle aralık bir bakışta

tutulmuştum gözlerine. Benim kadar derin bakıyordun. Öyle zamana

borcun yoktu diğerleri gibi. Göz kapaklarımın ağırlaştığını hissettirene

kadar, içime doğru bakıyordun. İçim ne de çok ezildi gözlerimi

kaçırdığım, başımı öne eğdiğim ve hatta

ilk defa tenime dokunduğun zaman.

Söylesem hangi izi taşırsın bedeninde benden

kalan ve kim bilir hatırlar mısın sırılsıklam bedenine

dokunduğum anda sana söylediklerimi?

Canımdan çektiğin adını benim için saklar mısın?


Saçlarım darmadağınık

Oysa daha bu sabah senin için hazırlanmıştı her şey.

Telefon defterine baktım, bir daha ve bir daha ve son bir defa.

Seni aramak için sebepler yaratmaktan yorulan beynim sonunda

uykuya verdi kendini. Aklım ve sen uykuya daldık.

On altıncı boyuttaydık seninle. Buraya kadar gelmemize izin veren

ikinci boyuttu. Sayende arada geçen zamanları

algılama fırsatım bile olmamıştı.

Çünkü her şey çok hızlı olmuştu.Oturdum


Elimdeki fincanda gittikçe soğuyan

bir çayın ve vücuduna yavaş yavaş yayılan alkolün,

az sonra bitecek hüznü yerleşmişti bakışlarımızın arasına.

Sanırım ben, bir tek seni alamadım o bakışların

isimsiz randevularına.

Yapamadım…

O resmin üzerime düşen gölgesinden sıyrılamadım.

Hiç bilmeyecekti…

Duymayacaktı...

Yine kaldığı yerden alacaktı ellerini ellerine.....


Ama ben yine de yapamadım.

Mevsim sancıları yine her zamanki gibi

gri şehrin sokaklarında içimi acıtıyor.

Eksiliyorum senden içeri, sana doğru.

Hiç kendine boğulur mu insan?

Mahkemede hem sanık hem tanık olur mu?

Erteler mi arzunun dolaştığı bakışları gözlerinden?

Terk eder mi o kırılgan titreyişi?

Anlaşılmayacak biliyorum.....


Yine de seni satır aralarına gizliyorum,

kimse bilmeden, kimse duymadan

Doğanın çam kokulu düşlerine emanet ediyorum o akşamı da.

Işığın yerini küçücük ışıltılar almıştı hani.

Neredeyse sana dokunacaktım..

Dedim ya günlerden hangi cumartesiydi ve belki hangi pazar,

hatırlamıyorum. Artık ne önemi var ki!?

Şimdi sana söyleyemediklerimi alıp yanıma gidiyorum.

Arkamdan bakar mısın yoksa gelir misin düşünmek

istemiyorum ve yine her zamanki ve hiç bilmediğin gibi

“sana” yalan söylüyorum.

Canımdan çektiğin adını benim için saklar mısın?
Teşekkürler canım Smile
Rica ederim ablam Smile

Gözlerine sağlık (: