:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Uykulu Yağmur
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
479b1a4268.jpg


Doğan Ergül, lirik diline kattığı fantastik öğelerle doğayı, özelde insanı araştırır. Güçlü duyguların egemen olduğu şiiri sürprizlidir; geniş balkonlara, mavi körfezlere, toroslara, taşlanmış denizlere açılır. Ergül, açtığı vadide, bizleri geniş ve serin şiirlerle buluşturmayı sürdürüyor.
Serdar Koçak

“Dünya! Yu ellerini yalnızlık sularında!” Doğan Ergül’ün şiirini ilk kez ‘Borges Defteri’nde gördüğüm günden beri, aklımda Necatigil’in bu dizesi var. Bazen bir yaşamboyu yazılan şiir yalnızca bir dize olsun içindir. Doğan Ergül de o dizeyi tamamlamak için yazıyormuş gibi gelir bana. Uzun, geniş, derin ve çok katlı bir dize, ki içine bizim anlamamız için bıraktığı o ferah boşluk da dahildir. Belki de bir şiirinin başlığı gibi “Bir Şiirin Son Dizesi”dir bu, ama içinde onun eliyle şiir olmayı bekleyen bir hayat vardır. Doğan Ergül hayatı boş bırakmamak için yazıyor sanki. Durgun bir gölü deniz olsun diye uyandırmaya çalışan bir çocuk. Küçücük taşlar sektiren ve buna sevinen bir çocuk. ‘Aşkın ve Suların Öğleni’nde usulca şiirin kıyısına iniyor, cebinde “burada sabah akşam donmuş bir denizi taşlıyoruz” dizesi, taşladıkça taşan denizden şiirin nasibi olarak yeni bir dizeyle dönüyor ve ‘Uykulu Yağmur’larda okumak üzere hepimize unutulmaz bir şiir armağan ediyor.