:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: ♦..Nüshası Yok Hiçliğimin..♦
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6
Yaramaz bir çocuktum sıcağında..Uslandım şimdilerde ihanetinin dondurucu ayazlarında...

Gözlerin nemli nemli başını hiç öne eğme...

Eğme başını sakın.Suçlu değilsin hissettiysen başka bir teni kendine yakın.Alınmam kırılmam sana.Ben seni böyle sevdim.Sevdaya sedalı olmanı sevdim.Aşka aşık olmanı..Sevmeden yapamazsın ki sen!Bilirim yüreğine sığmaz hücrelerinde barındırdığın emsalsiz sevginvirgs.gif verme isteğinvirgs.gif çoğaltma isteğin...Seçtiğin insanlardan biliyorum bunu.Hep dışarda kalanları seçerdin.Beni de bu yüzden seçmemiş miydin.Eksikleri tamamlamak için sevmez miydin sen?

Ayrılık onur değil ki benim için üzülme...

Onur duyuyorsun öyle değil mi sana git diyebildiğim için..Bana kattığın güce bakıp gurulanıyosun değil mi?SEnhep bu sözü duymadan gittiğinivirgs.gif gitme vaktinin geldiğini sezdiğini söylerdin.Anlamadığım benden neden gitmediğin.Başka bir eksiği tamamlamaya gitmek istediğini söyleseydin engelllemezdim ki seni.Ben seni gitme diyemeyecek kadar sevmiştim.
Bir kelebeğe uçma diyebilir misin?
Ya da bir bebeğe doğma diyebilir misin?
Diyebilir misin bir tomurcuğa sakın açma?! Ben seni kal diyemeyecek kadar sevmiştim...

Sevgiyi yaşatmaz hiç bağlamak bana düşer...

"Miladımsın" derdin."sende değiştim.Gitmelerimi erteledim.sende lekesizim..."

Miladımsın benim.Senden öncesi ve sonrası hep olacak.Seni yaşayacağım başka bir tende olsa sevgilerimin konağı.Seni yeniden yaşar gibivirgs.gif seni yaşatır gibi...
Beni tamamladın ve gittin.Bense seni kal diyemeyecek kadar çok sevdim.Senin yaşama amacın buydu.Sevgiyi aşılardın kenara çekilenlere."vazife-i gururdu" Eğlenerek söylerdin bunu..Keşke benden de ben git demeden gitseydin.İhaneti sürmeseydin bendeki lekesizliğine.İhaneti sürmeseydin vazife-i gururuna.
Beni tamamladın ama ihanetinle karaladın.
Yeniden eksilttin şimdi yarım bir yanım..

Bir ömür harap oldu ağlamak bana düşer...

Silinir mi bu izler.Milad unutulur mu?Her yeni başlangıç seni hatırlatmaz mı?Bir ömür bu sızıyla nasıl geçer?Ağlamak mı düşer bana?Sen öğrettin dik durmayıvirgs.gif başımı eğmemeyi.Sevda hiç bitmeyecekvirgs.gif yangın hiç sönmeyecek olsa bile onuru asla kenara atmamayı sen öğrettin.Sevdadan da geçebilmeyi sen öğrettin..

Ben sıcağındaki şımarık kız çocuğu...O küçük yüreğimle sana karşı duruyorum hep tembihlediğin gibi..İhanetini affetmiyorum ömrümün en güzel mevsimi...Başımı öne eğmiyorum "acıyor içim!"derken..Ve ağlamıyorum.Biliyorum ağlamak bana düşmez sevdiğim...
Sen ağlayacaksın zaten ihanetinle beni eksittiğin için.Sen ağlayacaksın belki de ilk kez yardım etme arzunun bi ömrü harap ettiği için.Sn ağlayacaksın silinmez izlervirgs.gif kapanmaz yaralar bıraktığın için.Sen ağlayacaksın lekesizliğine olan inancımı karaladığın için.
Biliyorum sevdiğim ağlamak bana düşmez.Sen zaten ağlayacaksın bir miladı bir doğumla değil bir yıkımla başlattığın için!

yaramaz bir çocuktum sıcağında..
Uslandım şimdilerde ihanetinin donduru ayazlarında.
Bundan sonra adını kırk yılda bir anarım
Sen de kaybettiğimi başkasında ararım
Benim için üzülme!...
Ben bununla da başa çıkarım...
Biricigim...harikasın nediyim ki sana ben..
O güzelim yüregine sevgimi yolluyorum ışıgım..
Eşliğin için teşekkürler Biriciğim Smile

Güzelim yüreğin dert görmesin ..
Dışarıda yağmur yağıyor şimdi. Ürpertici bir soğuk var üşüyor dışarıda olanlar. Sıcak evlerindeki konforlu insanları hayal ederek bulabildikleri çullarına sarınıyorlar belki de bedenlerini ısıtmak için. Peki ama ruhları… Ruhları ısınabiliyor mu acaba? Hiç sanmıyorum.

Ruhu ısıtmak zordur çünkü. Onu ısıtabilecek ne bir ateş, ne de bir ısı kaynağı yetersiz kalır bu koca âlemde. Sadece ama sadece bir çift yürek bir araya geldiğinde ısınır ruhlar. Yani ruhu ısıtabilen yegâne ısı kaynağı aşktır. İşte o zaman belki de bedenini çuluna sarıp ısınmaya çalışan dışarıdakiler bedenlerini de ısıtabilirler böylelikle.

Üşüyorum şimdi. Aklının almayacağı kadar çok üşüyorum. Kalbimin buzlarını çözeceğini sandığımda nasıl da bırakıvermiştim kendimi gözlerinin içine. Onların derin uçurumundan aşağı düşerken, ölmekten hiç korkmadım ben. Çünkü orada ölmek bana hayat verecekti biliyordum. Gelip kırılan kemiklerime dokunacaktın sen. Bir şeyim olup olmadığıma bakacaktın. Dokunacaktın küçük kısa tırnaklı ellerinle. Ben mutlu olacaktım oysa o yeşil dünyanın içinde. Oradaki her şeyin yeşile boyalı olması rahatsız etmeyecekti beni. Gökyüzünün bile yeşil olması rahatsız etmeyecekti. Çünkü orası senin dünyandı ve ben o dünyanın uçurumlarından birinden bırakmıştım kendimi…

Dudaklarının pembesine baktım o yağmurlu 4 Temmuz’da. O anda çocukluğum aklıma düştü. İlkokuldayken annemin eteklerini çekiştirip bana pamuk şeker almasını isterdim hep. Beni pamuk şekere bu denli çeken onun tadından çok rengiydi. Kocaman bir pembe bulut gibiydi o benim gözümde. Üstelik yiyebiliyordun o bulutu ve çok tatlı bir his bırakıyordu dilimde. Senin dudaklarında da o tadı hissetmek istedim ben. Bir çift pamuk şekere bakan küçük bir çocuk gibi o iki küçük buluta dokunmak istedim.

Gözlerimin çukuru büyüyor bak… Bana sormuştun ya gözlerinin altı neden siyah diye… Gözyaşlarım oyuyor artık göz çukurlarımı. Akan her damla asit etkisi yapıyor tenimde. Gözlerim ise artık kör. Görmüyor hiçbir şeyi. Son gördüğüm senin yeşil dünyandı. Uyandığımdaysa kapkaranlıktı her yer. Dikenli ağaçların arasında olduğumu hissedebiliyordum. Yolumu bulmaya çalışırken, içimin acıdığını hissediyordum. Bedenim değil kalbimdi çünkü yara alan. Dikenler bedenime en ufak bir zarar vermiyorlardı.

Kalbim içime doğru kanıyor şimdi. Başım dönüyor. Ayakta kalmaya çalışıyorum. Ayaklarımdan tüm bedenime doğru uyuşmaya başlıyorum. Daha fazla üşümeye başlıyorum. Çatlak aynada morarmış dudaklarıma bakarken iğreniyorum kendimden. Senin pamuk şekerlerini hayal ediyorum. Ne kadar da tiksindirici şu an benimkiler onların yanında. Beynimin kıvrımlarında da yangınlar başlıyor küçük küçük. İstanbul’daki dar sokaklara giremeyen itfaiye arabaları gibi giremiyorum o yangınları söndürmeye. Beynim yanıyor bak. Aklım gidiyor Temmuz’dakine…
çok güzel:A:
Teşekkürler .. Smile



Ettiğim Ah'a İnanma,Sana Hiç Bir Kötülük Gelmez Benden

Her Nefeste ''An''dığımız,Yeri Geldiğinde Mukaddes Bir Sırmış Gibi Sadece Kendimize Sakladığımız,
Ne Gitmeyi Ne De Kalmayı Beceremediğimiz, Aşk-ı Hal Nedir...?
Gözden O'nun İçin Dökülen Bir Damlalık Okyanus Mudur...?
Bir Ömre Bedel Kör Kütük Sarhoş Sözler Mi Vermektir Sevdiğe...?

*Şu Hayat Kavgasında,Toz Duman Sürüklendim...
Nerdesin Suna Boylum,
Gözlerinde Sevdam Kaldı
...*

Uçsuz Bucaksız Kelimeleri,Tek Bir Göz Hizasında Kavuşturmak Mıdır Aşk...?
Kendinden Başka Kimseyi Bilemediğin, Sevemediğin, Ebruli Dünyanda Sadece Onu Bilmeye Ve Sevmeye
Sebepsiz Bir Özlem Midir Aşk...?

*Öyle Bir Yaşamak Ki,Kendimi Zor Büyüttüm...
Ayrılık Vurgununda Belli Etmedim Ama Ciğerim Yandı...*

Her Yürek Yangınını Söndürmek İçin,İçine Saldığı Ayazlarını Terk Etmeden, Öylece,
Uçları Çoktan Yanmış Olan Noktalarını Yeni Bir Virgülle Sonlandırmak,
Pişmanlık ''Hükmünü'' Susturmak Mıdır Bin Sevda Yanığında...?

*Elleri Sevdim Sanma,Hatıran Şahidimdir...
Ben Yandım Yar,Sen Yanma...
''Aşk'' Amansız Bir Haindir..
.*

Sonunu Bildiğin Bir Rüyaya,Hiç Uyanmayacak Gibi Yatmak Mıdır Deli Ve Divane...?
Bir ''Gitme...'' İsyanı Mıdır Aşk...?
''O''nsuz Yaşam(ak)ları Sonsuza Kadar Sürgün Mü Etmektir Kendi Ellerinle...?
Bir ''Kal...'' Nidasını Ebediyete Kadar Kilitli Kapılar Ardına Koymak Mıdır Sırf ''O''Nun İçin...?
Kendini Unutmak,Kendini Savurtmak Ve Sadece ''O''Na Ait Olmak Mıdır Aşk...?

*Dünya Yıkılsa,
Yıkılmaz Aşkın Bende
...
Leyla Yeniden Can Buldu Bak Sayende...*

Terkedilmiş Bir Mazide Yeniden Bulmak O'Nu Ve Yeniden Doğmak Mıdır O'Na...?
Siyah'ı Beyaz'a Vurgun O Gururunu Bir Daha Asla Dönemeyeceğin Bir Yolda Ezip Geçmek Midir Aşk...?
Leyla Mı Daha Çok Mecnun Olmuş... Yoksa Mecnun Mu Leyla'Ya...
Hiç Hesapsız-Kitapsız Bir Günün Sabahından Başka Bir Sabahına Kadar Sadece O'Na Pervane An'Lar Biriktirmek Midir Tarihimizde...?

*Verdiğim Söz Hükümsüz,Geçmedi Gönül Senden...
Ettiğim Ah'a İnanma,Sana Hiç Bir Kötülük Gelmez Benden
...*

Kapılarında Gözünün Önünde Nöbet Tutuyorsa Ayrılık...
Son Sözüne Rağmen Hala Geçip Gitmemişse İçindeki Yağmurlara Karışıp Akıp Gidecek Olan Nehirlerinden...
Dindiremediğin Bir Acı Önce Oturup Kalmışsa Kalbinin Tam Ortasına...
Ve Sonra Hiç Durduramadığın Bir Sızı Karışıyorsa Şu ''An''ına...
O Kadın'ın Şarkılarında Hala Kalan Bir İsmi Varsa...
Tanıdık Sokaklarda...
Baktığın Aynalarda...
Tüm Terkedişlerine Rağmen,Ayrılığın Elinden Tuttuğu Nöbetleri Devralmak Ve Kapısının Önünde Hala Geriye ''Dönmeli'' ''O''nun Paspasının Altına,
Bir Kapı Aralığına,Bir Işık Huzmesine Usulca Bırakmak Mıdır Aşk...?

Bir Tek Sözünde,Koskocaman Bir Vuslat'ı Bulmak Mıdır Aşk...?

Kendi Ellerimle Çizdiğim,Bir Ayrılık Tablosuna...
Çaresiz ''Çare''Lerimi Sığdırmak Ve Bir Türlü Tüketemediğim Sensizliğin Mürekkebini Uğrunda
Harcamak Mıdır Aşk...?
Gecenin İçinden Geçerken



Hayret ki gece yazılır hep şarkılar ve hep gece yaşanır hayatlar; gece yapılır gözyaşı ile tevbeler, ıslatılır seccadeler. Bir gece vakti yazılan şarkılar, geceye yazılan şarkılardır aynı zamanda ve bir gece vakti yaşanan hayatlar sahibini yaralar sadece. Herkesin gece olabildiği tek şey, hiç kimse olmaktır. Ve hiç kimsenin, gecenin içinde hiçbir hükmü yoktur.
Hükümsüz insanlar geçer gecenin içinden, sabaha dek. Kimileri bir sokak lâmbasının fersiz ışığında arar kendilerini, kimileri solgun ve titrek bir mumun alevinde yitirir benliklerini. Kimileri için hayat henüz vardır, kimileri içinse sonsuz bir kaygıdır o. Bir bebek için boşluğa fırlatılan çığlıktır gece, bir ölü için mezardaki sığlıktır, iki hece. Bir yıldız sağanağının altında yaşansa da çoğu zaman, tek bir yıldızınız bile olmaz size kalan. Bin yıldız geçer de başınızın üzerinden, bir yıldızdır sevdalandığınız. Sevda olur yıldızın adı da sizsinizdir yine geceye arta kalan.

Bir rüyadır hiç olmadığı kadar gerçek. Hem geçmiş vardır içinde, hem de gelecek. An'dır, geçmişi ve geleceği bir çırpıda silecek...

Sancıdır gece, bilinmeyene gebe. Bıçaktır gece yüreğinizde, istemeseniz de. Yalnızlıktır gece fildişi kulesinde.

Eski bir dostun eskimeyen sesinde saklı kalan hüzündür. Saklı kalan aslında, geceden hep gizlediğin yüzündür.

Savaştı, gece, orduları olmayan. Yüzlerce ölü vardır içinizde ve bir o kadar öldüremediklerinizle kendi kavganızdır gece, kendi sevdanızdır da... Ya da ikisinin ortasında, yoğun bir bilmece. Kimi zaman yıldızdır dostunuz, kimi zaman ay, ama kırgınsınızdır hep güneşe.

Gül ile bülbülün hikâyesinde, gülün adı, bülbülün kanıdır gece. Ve aynı hikâyede gece, ilham olur aşka düşen bîçâre gence.

Leyl'dir gece, kelimelerin en karanlığıdır. Leyla olur gece, sebebi mecnunluğundandır.

Yusuf'un gözleridir gece, Züleyha'ya. Yusuf'un sözleridir gece, Züleyha'ya. Züleyha bir ince sızıdır ki, aynı gecelerde, yazgısı düşer ay yüzlü Yusuf'a.

Yazıdır gece, semaya yazılan kaderdir gece, alna kazılan.

Bir sırdır gece kulağa fısıldanan, bir yardır gece omzuna yaslanılan.

Kelebeğin kanadında naif doku, gülün bağrında yaralı koku, bülbülün sesinde hüzünlü buğudur gece.

Eylülün ortasında vurulan aşklar gibi, ağlatır gece. Garip bir sonbahar bestesi bırakır da ellerine, yanaklarından süzülen birkaç damla yaş kalır geriye.

İki dudağının arasında fısıltı, iki sevdanın arasında yanılgıdır gece.

Yâre yazılan nâme, yârdan gelen nâğme ve ümitsiz bir baş eğmedir gece.

Bir sözdür ki telaffuzu yoktur. Bir közdür gece ki, yaktığı yer çoktur.

Duâya açılan ellerde yalvarıştır gece.

Bir kalemdir gece, yazdığı harf adedince, acı düşer suretine.

Bir kâğıttır gece, kalem üzerinden geçtiği sürece, yıldız olur gözlerinde.

Gece benim...

Ben geceyim...

İzin ver ey sevgili! Gecenin içinden, gül kokulu yıldızlar toplayıp yüreğine serpeyim...

Gece benim...

Ben geceyim...

İzin ver ey sevgili!..

Gece benim, ben geceyim. Gecenin içinden geçerken, içinden gece geçen yine benim...

sayevabykubawojewodajq4.jpg

Resimler çizmek isterdim sana...
Baktıkça, tüm gülücüklerin yüzünde yer almasını istediğim resimler...
İçimdeki sen, sözcüklere sığmıyorsun artık...


İkimizi öyle bir yaşıyorum ki, sen kendini bu kadar yaşamıyorsun. Ellerimde, bedenimde, dudağımda ve sarılışlarımda öyle tarif edilmez bir his var ki özlemek adına... Yüreğimi koysam masaya çürütürüm etrafta ne varsa...
Tek derdim sensin...
Tek derdim sen, biz ve ben...


hugtk9.jpg


Bir daha asla böyle sevemem...
ve bu aşk uğruna
öyle göze aldım ki yaşamayı


Olur ya; kader bu örmüştür ağlarını, başarır kavuşturmamayı...


Yaşamak adına tek yapacağım şey;
Sensizlikte bile yaşayabilmek seni, yaşatabilmek sevgimi.
İnceden inceye bir sızı gibi, yüreğimde taşımak hasretini...


alayangzel6yyex1re2.jpg



Biliyorum ki
Allah’tan sonra
Bu dünyaya dirilişimin tek sebebi sensin yar..! Emanetimsin..!
Cansız bedenime, can verenin emanetisin...
Eğer ki vazgeçersem senden, gel kıyametim ol..!



Alıntı:
[SIZE=4][i]Cehennem gibi yürekle, cennetlik bir aşkla seviliyorsun…
[/i][/SIZE]
Özlemin vuruyor harflere yar.. O minik yüreğin dolmasın sakın, kıyamam gamına kederine...
Seni sevdiğim için gülüyorum hayata ve sevgimdir tek direniş sebebim...
Hayatın “nasıl” ve “neden”lerine aldırmadan,
sadece ve sadece
seninle
el ele koşmak istiyorum sonsuzluğa...


Gülüşlerinle verdiğin tarifsiz ve benzersiz nefesler için teşekkürler...
Nefesimsin..!


bc339irww0.png
Sen Benim Hiç Yaşanmamış Yanımsın


.......
Hani kanarya bazan bir yanın
canın ordadır sakınırsın..
sen benim sakındığım yanımsın.
Geceleri suyu zehir bıçak yarası sancım
sen kolum kanadımsın
bir gece
hicabımdan kırıpta yen içinde bıraktığım.


Hani gece düşünce gözlerine
bir hayal kayarya kirpiklerinden...
mermer şadırvanlar
eski mezarlar kadar serin bir hayal...
uzanır dokunamazsın
ızdırabını yutarhıçkırıklarını yutar ağlarsın
sen benim
içime gömdüğüm yanımsın.


Uyandığında geçmiştir gerçi yangın
nasıl olsa yeni bir gün doğacaktır
ve gün doğmadan neler....
ama hep yarım kalan bir şeyler vardır
yarım kalan bir hayat
bir şiir bir dua
ve bir sevda yüreğinde..
hiç yaşanmamış bir sevda
sen benim yarım kalan yanımsın.


Emanetimsin hayallerimin serhaddinde bıraktığım
bir rüya ki hep en güzel yerinde uyandığım
sen benim hiç yaşanmamış yanımsın.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6