:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Göğsünde Ölmeyi beklediğimsin ..
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Damarlarımdan...
Geçit vermeyen yolların dar köşelerinden...
Suçlu sevilerin yaralı bekleyişlerinden...
Yürek
ten dökülen demli sözlerin tesellisinde...
Akıyorum ey zaman...! Sana doğru...



Yerden yere vuruldu yıllarca içimdeki mevsim...
Ne kışı bildim ne de yazı...
Tek mevsim yolculuğum vardı, adını benim bile bilemediğim, bilmediğim...
Kayıp anların tortusunda devraldım ışığın tenime değen rengini...
Saf, berrak
ve öylesine ben doluydu...
Bir sır gibi...

Ömrümden ömrüne açılacak binlerce kapıdan, tek bir kapı var yol aldığım...
Canını canıma emanet ettiğin yerde duruyorum... Akan yaşların duruluğunda taşıyorum içime ektiğin tohumları, zamansız şarkıların dillendirişi gibi kapanmış yolları...
Hasret taşırıyorum yüreğimden an be an...
Özlem kavşaklarını
dönüyorum adım adım ve her adımda düş taşıyıcılığı yapıyorum...
Seninle aldığım nefeslerin tadı hiç olmadı sevdiğim...
Bilmiyorum...

Hayat bazen öyle küçük anlarda kuşatıyor ki
dünya
mı, ben bile ellerimin çocuksu kapanışlarına dayanamıyorum...
Kapanıyorum...

İçimdeki girdapların sayısını ezberlediğim, nice senem oldu şu yaşta... Bazı şeyler var ki gözlerimizden taşıyor geceye... Hangi doğuma uyanıyoruz ve hangi düşlerin kucağında yatırıyoruz mayalı bekleyişlerimizi, kestiremiyorum...
Asıl daralan, bekleyişlerin boynumuza
astığı o kalın ip
...
Bizi çıkmaza sürükleyen...
Bir sigaraya bile dayanmıyor gecem, başım dönüyor...
Özleminin vurduğu kalbim içten içe çekiliyor sana...
Bil ki ben de varoluyorum, ölümün kucak açtığı bir hayatta, verdiğin o muhteşem tatla...
İnsan
bazı duyguların eşiğinde, yaşamamışlık çıkmazında açmaza düşüveriyormuş, anladım... Yıllarca taşıdığım sevgi damlaları bu defa beni vurdu...
Çiçek çiçek dokunuyorsun ömrüme, kendimi ertelediğim bir anda...
Ordasın... Yıldızlara boyun eğdiğin, ellerini sıkıca başında birleştirdiğin gecenin yalnız odasında...

Beklediğim...

Canıma bir ömür yoldaş olacak sevdiğim...Birgün daha yaşandı kollarımda...
Ufak bir kız çocuğu göz kırpıyor yanaklarıma... İlk çığlığını duyuyorum derinlerden... Su gibi...
Suya dokunmak gibi...

Terk edip koca bir şehri bilinmezliğin içinde, yepyeni bir sayfa açmak gibi...
Kırmızı tokaları olsun annesinden saçlarına dokunan... Düşleri olsun yaprak yaprak gecelere dokunan ben gibi...

Sevdim...
Birtek seni seçtim, tüm yaşanmışlıklar adına...
Adınla yatacağım bu gece uykuya...
Saatler
kala paylaşacaklarımıza, gerçek yaşama ulaşmadan gri bir gökyüzü ellerimle sıyıracağım bu geceyi bulutların arasından...
Üzülmemeliyim biliyorumki! KALBİMDESİN KALBİNDEYİM...


ASKIMTATLIIIIIIII.gifSesim...

Sesinin yankısı...

her nerdeysen düşünde, senin yanına geliyorum sevdiğim..

Eğer buradaysan, senden başka bir yere gitmiyorum...

Yazgım, biraz da kanaması hayatın...

hala kanayabildiğimi görebilmek belki de...

tıpkı, uykunda açtığın tenini tenimle örtebilmek gibi..

Güçsüz bırakmayacağını, ellerinle ömrüme her zaman dokunacağını ve seni ömrüm yettiğince seveceğimi biliyorum...

Sen sevdiğimsin...

Göğsünde ölmeyi beklediğimsin!!
sonha0olgt6.gif


Artık neyin özlemini çekeceğimi ben de bilmiyorum. Alışıla gelmiş oyunlar gibi bu hayat oyununda da sürekli bir yerlere savrulmaktan çok sıkıldım. Hep yarını beklemekten, gecenin karanlığından korkmaktan ve yarının bana getireceği sürprizleri beklemeden kaçıp gitmek…gözlerin bir an olsun bakmadan arkaya, kimse duymadan usulca sokulmak başka bir hayatın kollarına.

Bunu yapabilir miyim? Gerçekten bunu yapabilir miyim acaba? Sevinci, üzüntüyü, aşkı, acıyı, sevgiyi, öfkeyi, korkuyu ve yalnızlığı bir anda silip atabilir miyim? Bunlarda sıyrılıp yeniden, yeniden sevebilir miyim? İçim cız etmez mi? Gözlerim dolu dolu olmaz mı?canım yanmaz mı elimi kaldırıp sallamaya çalışırken son bir kez daha? Öksüz çocukların masum yüzleri gibi benim de bir parçacık masumlaşmaz mı yüzüm? Sonra hıçkırıklara boğulmaz mıyım? Düğüm düğüm düğümlenmez mi boğazıma unutamadığım insanlar? Bir ömür boyu ıstırap çektirmez mi kalbimin kulaklarımdan hiç gitmeyen o buğulu sesi? Yoo…! Hayır, ben bunu yapamam. Ne olursa olsun hayattan, yaşamaktan, bu kadar kolay pes edemem.


Yarını bir ömür boyu beklerim. Ama bana sırf aydınlık bir günün sabahını getirmesi için.
Evet, sırf bunun için. Onu bir ömür boyu beklerim.





teşekürler...
O güzel eşliğiniz için teşekkürlerin en güzeli en samimisi benden sizlere olsun..
Damarlarımdan...
Geçit vermeyen yolların dar köşelerinden...
Suçlu sevilerin yaralı bekleyişlerinden...
Yürekten dökülen demli sözlerin tesellisinde...
Akıyorum ey zaman...! Sana doğru...


Yerden yere vuruldu yıllarca içimdeki mevsim...
Ne kışı bildim ne de yazı...
Tek mevsim yolculuğum vardı, adını benim bile bilemediğim, bilmediğim...
Kayıp anların tortusunda devraldım ışığın tenime değen rengini...
Saf, berrak ve öylesine ben doluydu...
Bir sır gibi...

Ömrümden ömrüne açılacak binlerce kapıdan, tek bir kapı var yol aldığım...
Canını canıma emanet ettiğin yerde duruyorum...
Akan yaşların duruluğunda taşıyorum içime ektiğin tohumları, zamansız şarkıların dillendirişi gibi kapanmış yolları...
Hasret taşırıyorum yüreğimden an be an... Özlem kavşaklarını dönüyorum adım adım ve her adımda düş taşıyıcılığı yapıyorum...
Seninle aldığım nefeslerin tadı hiç olmadı sevdiğim...
Bilmiyorum...

Hayat bazen öyle küçük anlarda kuşatıyor ki dünyamı, ben bile ellerimin çocuksu kapanışlarına dayanamıyorum...
Kapanıyorum...

İçimdeki girdapların sayısını ezberlediğim, nice senem oldu şu yaşta... Bazı şeyler var ki gözlerimizden taşıyor geceye... Hangi doğuma uyanıyoruz ve hangi düşlerin kucağında yatırıyoruz mayalı bekleyişlerimizi, kestiremiyorum...
Asıl daralan, bekleyişlerin boynumuza astığı o kalın ip...
Bizi çıkmaza sürükleyen...
Bir sigaraya bile dayanmıyor gecem, başım dönüyor...
Özleminin vurduğu kalbim içten içe çekiliyor sana...
Bil ki ben de varoluyorum, ölümün kucak açtığı bir hayatta, verdiğin o muhteşem tatla...
İnsan bazı duyguların eşiğinde, yaşamamışlık çıkmazında açmaza düşüveriyormuş, anladım... Yıllarca taşıdığım sevgi damlaları bu defa beni vurdu...
Çiçek çiçek dokunuyorsun ömrüme, kendimi ertelediğim bir anda...
Ordasın... Yıldızlara boyun eğdiğin, ellerini sıkıca başında birleştirdiğin gecenin yalnız odasında...

Beklediğim...
Canıma bir ömür yoldaş olacak sevdiğim...Birgün daha yaşandı kollarımda...
Ufak bir kız çocuğu göz kırpıyor yanaklarıma... İlk çığlığını duyuyorum derinlerden... Su gibi... Suya dokunmak gibi...
Terk edip koca bir şehri bilinmezliğin içinde, yepyeni bir sayfa açmak gibi...
Kırmızı tokaları olsun annesinden saçlarına dokunan... Düşleri olsun yaprak yaprak gecelere dokunan ben gibi...


Sevdim...
Birtek seni seçtim, tüm yaşanmışlıklar adına...
Adınla yatacağım bu gece uykuya... Saatler kala paylaşacaklarımıza, gerçek yaşama ulaşmadan gri bir gökyüzü ellerimle sıyıracağım bu geceyi bulutların arasından...
Üzülmemeliyim biliyorumki! KALBİMDESİN KALBİNDEYİM...


Sesim...

Sesinin yankısı...

her nerdeysen düşünde, senin yanına geliyorum sevdiğim..

Eğer buradaysan, senden başka bir yere gitmiyorum...

Yazgım, biraz da kanaması hayatın...

hala kanayabildiğimi görebilmek belki de...

tıpkı, uykunda açtığın tenini tenimle örtebilmek gibi..

Güçsüz bırakmayacağını,
ellerinle ömrüme her zaman dokunacağını
ve seni ömrüm yettiğince seveceğimi biliyorum...

Sen sevdiğimsin...

Göğsünde ölmeyi beklediğimsin

Bil ki, her can alışında hayat,

çeperlerini tekrar doğmak için tekmeliyorum..

günaydınım...

sevdiğim...
Sesim...

Sesinin yankısı...

her nerdeysen düşünde, senin yanına geliyorum sevdiğim..

Eğer buradaysan, senden başka bir yere gitmiyorum...

Yazgım, biraz da kanaması hayatın...

hala kanayabildiğimi görebilmek belki de...

tıpkı, uykunda açtığın tenini tenimle örtebilmek gibi..

Güçsüz bırakmayacağını, ellerinle ömrüme her zaman dokunacağını ve seni ömrüm yettiğince seveceğimi biliyorum...

Sen sevdiğimsin...

Göğsünde ölmeyi beklediğimsin

Bil ki, her can alışında hayat, çeperlerini tekrar doğmak için tekmeliyorum..

günaydınım...

sevdiğim...


Yüreğine Sağlık .. Smile