:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Nicedir uyu(t)muyorum uykumu...
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Ben ömrümü tırnaklarımla kanattım…Boğazımdaki neşter kesiği yaralarımın bedelini ödedim, ölüme ramak kalalarda…Beni heryerde sinsice takip eden geçmişimin
bütün suçlarından hüküm giydim…Hangi mutluluğun mavi coşkusuna öykünsem,yargılayıp astılar sevinçlerimi söz ormanının darağaçlarına…Sol yanımda hep bir yanı eksik kalmış yaşamımın renkli fotoğraflarını biriktirdim yol heybeme…

"BU ZiNDAN" payına gençliğimi düşürdüğüm...

Birkaç mısraya sığdırdım tutsak yaşamım beyaza kesti saçlarımı…
sonra dikenli tel oldu dilim... kim dinlese öfkeden bükülmüş sözlerimi..Acı(lan)dı... uzaklaştı coğrafyamdan...İşte bu yüzdendir binlerce ton ağırlığım...

Oysa her bahar;Dicle'yi emziren dağların doruğunda düşlemiştim
ateş-sönmez sevdamı...Öyle berrak, öyle temiz...

"BU KIRGIN"; sevinci hırpalanmış çocukluğum...

Şimdi boz bulanık bir sudayım...Uzun semahlara dönüyor içimdeki turnalar...Soğumuş cesetler topluyorum kanlı tarih tacirlerinden...Ne vakit bir çılgınlık işlesem durgunluğun tam ortasına;Soğuk bir karakol nezaretinde sorguya alınıyor soy geçmişim...Boynumda amerikan kemendi,kollarımda Filistin askısı acılarla,yine çarmıha gerili bir İsa direniyor gözlerimde…Üzerime deliriyor üstü başıküfür kokan duvarlar..Bağırıyorum avazım çıktığı kadar,
duyulmasın diye kalbimin tik-tak'ları...Tırnakları sökülmüş bir ürperti yokluyor bedenimi....Uzayan gözaltı sürelerimde kayboluyor direncim...

"BU CAN PAZARI"; dizlerimin üstünde yürüdüğüm...

Acılar çoğalıyor... Yine adliye girişleri, koridorlar,kapı önü nöbetlerine takılıyor yürüyüşlerim...Kuleden kuleye üç kez uzun düdük sesi bölüyor uykularımı...Sonra ranza dibinde ödüyorum birikmiş volta borcumu...Zorluğun kuşatmasında susturulduğum tek ses Lââ(L)...
(s)üzülen yaşlarımda saklı, hain pusulardan kalmışlığım...
Soğuk bir ay dolanıyor uzak coğrafyamın gecelerine...
İstanbul kadar uzak, Filistin kadar büyük sancılarım
Sevda makamında türküler söylüyorum Marmara açıklarına...
Boğazın serin sularında (b)akışlarım…

Görecesiz bir yalnızlık bu…İnadına duvar örülüyor gözlerime...Ense kökümde köpek dişli sıcak namlular, kasten öldürmeye meyyal bir kalleşlikle takip ediyor beni...Tedirgin ad(ım)larla devam ediyorum yürüyüşüme…Uzun soluklu GEL-GİT ler geceyarısını bekliyor kuşatmak için düşlerimi...

Nicedir Uyu(t)muyorum uykumu...

"BU ZİNDAN…
BU KIRGIN…
BU CAN PAZARI...
MACERA DEÄžİL YAŞADIÄžIM"
Gecenin ahengine uygun bir yazi olmus..Ama ben yinede derim ki, bu kadar hirpalamayin gecelerinizi birakin uyusun..Bir geceye dairde benden gelsin...


Karanlık birşey var yine avucumda..
Dokunsam duvara yapışıyor elim..
Soruyorsunki ;
Elini koyacak bir yerin yokmu ?
Var elbette olmazmı !
Fakat ellerimi görsen önce..
Bu gece çok uzadı..
Fakat sabah olsun istiyormuyum ki ?
Hayır..
Gece çözülsün..
Ay kaybolmasa da..
Gece çözülsün...
Parmaklarımda ki yapışkan..
Avucumdaki karanlık çözülsün...
O zaman işte...
Açayım gözlerimi...yumayım kirpiklerimi..
Ve göreyim kaç rengi var Siyahın...

Tesekkurler...

SmileSmileSmile
SmileSmileSmileSmileSmileSmile Cok guzeL bı SıırLe EsLık Ettınız..SmileSmileSmile Tesekkur Ederım..Lakın..BırakaLım..UykusuzLugumuz Uyusun GözLerımızde.. Sadece UykusuzLugumuz Sıır Tadında Bı Kac Anı KaLsın..SmileSmileSmile
Bende size tesekkur ederim begendiginiz icin..Kalsin...

SmileSmileSmile
Hep böyle sensiz mi bu şehir?
Hep böyle ayrılık mı kokar?
Hep geceye küskün müdür güneşlerim?
Hep sevdaların sonunda ayrılık mı var?...


ßir karar ver artık! Ya hayatını seç,ya kalbini.. Gecelerim ağlıyor gidişinden beri.. Ayrılık çalıyor saatlerim.. Ve öyle masum masum bakıyor çerçevendeki son resmim…

Rüzgarlar kan çanağına dönmüş, nedir bu ayrılık bu kararsızlık!
Ağaçlar hayata küsmüş, açmıyor çiçekleri, nedir bu kimsesizlik bu yalnızlık!
Güneş yerini bulutlara bırakmış, nedir bu karamsarlık!!

Küçüğüm..
Ufak bir veletim kiminin gözünde.. Kiminin gözünde kocaman bir kız. Kimi bana şaşkınlıkla bakar, kimi tanımaz geçer önümden.. Kimi sevdayla,aşkla yoklar beni, kimi ise umursamaz güler geçer.
Dedim ya, küçüğüm ben.. Ne yapsalar anlamam.Safım ben…

Çayım soğumuş, içmem gerek..
İzin ver gideyim. Al kalbimi de,senin olsun. Ama izin ver bari bedenimi ***üreyim..


Hep böyle sensiz mi bu şehir?
Hep böyle ayrılık mı kokar?
Hep geceye küskün müdür güneşlerim?
Hep sevdaların sonunda ayrılık mı var?...




Küsmüş şehir geceye..
Oysaki şehrimde, gecem de sendin,gündüzüm de! Gece’mdeki ay’mdın sen.. Gündüz’mdeki güneş.. Oysaki şimdi şehir küsmüş geceye.. Ne yapsa ne etse nafile.

Sigaramdaki külüm düştü düşecek.
Gitmem gerek..

İçtiğim bir damla suyumda sen, kokladığım bir tutam çiçekte sen!
Özledim şimdi zavallı yüreğini.. Hep zavallı gördüğüm için seni, zavallı büyüyorum şimdi!

Üstüm ıslanmış yağan yağmurunda..
Gitmem gerek..

Aşk senden birkaç adım uzak..
ßirkaç beden büyük sana..
Tamamlamak isterdim yerini ama, şimdi gitmem gerek…


teşekürler....