:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Virüs Nedir..!
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
A) VİRÜSLER:
A.a) Virüslerin Tarihi

lk virüs ne zaman, nerede ortaya çıktı? Bir programın başka bir bilgisayara aktarılması ve bulaşması fikri 1970’lere kadar gitse de 1987 yılında Delaware üniversitesinde birkaç düzüne diskette ortaya çıkan “brain”(beyin) adlı virüs ilk virüs olarak kabul edilir.

A.b) Virüs Nedir?

Günümüzde “bilgisayar virüsü” tanımlaması artık belâ ile eş anlamlı tutulmaktadır. En basit şekilde bilgisayar virüsleri boyut olarak çok küçük program parçacıkları olup çoğu zaman kendi başlarına bulunmamaktadırlar. Saklanma amacıyla kendilerini genelde yayılabilecekleri yani çalıştırılabilir dosyaların arkasına eklerler.

Belleğe yerleşen ve çalıştırılabilen programlara kendini ekleyen, yerleştiği programların yapısını değiştiren ve kendi kendini çoğaltabilen kötü amaçlı programlara virüs denir. Virüs genellikle assembler (makine dili) programlama dili ile hazırlanmış kapasiteleri birkaç byte ile 3 KB (kilobyte) arasında olabilen programlardır. Virüslerin boyutlarının küçük olmasının nedeni fazla dikkat çekici olmamaları içindir.

Bilim teknik dergisinin 1998 mayıs sayısında yapılan bir araştırmaya göre 3551 tane virüs temel alındığında virüslerin ortalama boylarının 1198 byte olduğu görülmüştür.

Bilgisayar virüsleri ve benzeri yazılımlar bütün yasalara uygun yazılımlara karşı tasarlanmıştır. Virüsler ev sahibi programların içine gizlenerek kullanıcının isteği dışında belleğe yüklenir ve çalışırlar.

Aktif hâle geldiklerinde yapacakları iş için kullanıcıdan ne izin alırlar nede uyarırlar. Virüsler herhangi bir hata ile karşılaştıklarında hata mesajını görüntülemeden kullanıcıya ilişkin koşulları düzeltmesine olanak sağlamadan hatayı kendisine uygun olarak düzeltir veya düzeltmeye çalışırlar.

“Yapabildiğim her şeyin daha iyisini yaparım” espirisi bir anlamda bilgisayar virüsleri dünyasında geçerlidir.

Sonuç olarak virüsler, bilgisayara ve dosyalara zarar verme potansiyeline sahip ve bu amaçla yazılmış programlardır. Yani bilgisayara neleri hangi şekilde yapmaları gerektiğini kendi amaçları doğrultusunda yanıltarak yanıltarak söyleyen komutlar dizisi diye ifade edilebilir.

Virüsler bilgisayarımızda “boot”sektörü dediğimiz harddisk bilgileri indeksi kısmına saklanırlar.

Günümüzde bilinen virüslerin çoğu eski Sovyetler Birliği, Bulgaristan, Almanya ve Amerika’da yazılmıştır. Bulların yazarları da genellikle gençler ve üniversiteli öğrencilerdir.

Kullanıcılar bilgisayar virüsleri ile hedef sistem (kendi sistemleri) arasındaki teknik diyaloğun ayrıntıları ile ilgilenme isteği duymazlar. Temeldeki amaçları güvenli bilgi işlem çalışmaları yapma ve onları anlamadır. Ancak, bilgisayarınızın içinde neler olduğu konusunda bir düşünce sahibi olmanız yeterlidir. Amaç olarak yazılımı, verileri ve dosyaları düşünmek bilgisayarınızın değil sizin sorumluluğunuzdur. Bu amaçlara ulaşma yollarının denetimini, ancak sisteminizin korunması konusunda bilgi edinmeye istekli olduğunuz ve bu uğurda enerji ve zaman harcadığınız zaman elinizde tutabilirsiniz.

A.f) Bilgisayar virüslerinin zararları nelerdir?

Virüsler sonuçta verecekleri zarara göre ya ilk çalıştırmada faaliyete geçerler yada olabildiğince yayılmayı bekleyip toplu zarar verme yolunu seçebilirler.türleri ne olursa olsun virüslerin amacı o bilgisayara bir yoldan zarar vermektir.bunlar nelerdir?

1)disketleri formatlayabilir,kopyalayabilir.

2)dosyaların adlarını silip veya değiştirebilir.

3)başka bilgisayarların belleğine dosyaları yükler veya belleklerinden dosyaları silebilir.

4)programın işleyişinde aksaklıklar getireceği gibi bilgisayarın çalışmasını engelleyerek

veya bozarak zarar verebilirler.örneğin Çernobil virüsü gibi.anakart üzerinde bulunan bios giderek bios programının çalışmasını durdurmuş bilgisayarın açılmasını engellemiştir.

5)bilgisayarda yavaşlama kilitlenme ve bazen dosyaların bozulmasına neden olurlar.

6)harddiskin formatlanmasına biosların silinmesine neden olurlar.vb. gibi virüslerin bir çok zararı vardır.

A.e) Bir bilgisayarda virüs belirtileri nelerdir?

Bilgisayarınız açılmıyor mu? Belkide bilgisayarınıza virüs bulaşmıştır.Ancak sunuda unutmamak gerekir.bilgisayar ile ilgili sorunlara neden olan her zaman virüs olmayabilir.donanım config.sys veya autoexec.bat dosyalarındaki değişiklikler yada kullanıcı hataları da buna neden olabilir.bir bilgisayardaki virüsün belirtileri şunlardır;

a)program yüklemeleri normalden daha fazla zaman alır.

b)disk alanları azalır.

c)bozuk sektör artar.

d)mevcut ram sürekli azalır.

e)programların normal çalışmaları bozulur.

f)kendilerine ait olmayan hata mesajları görüntülerler.

g)ekranda ilginç şekil ve karikatürler oluşur.

h)dosyalar kaybolur.

I)dosya bilgileri değişir.(uzantısı,adı,tarihi gibi)

k)nasıl oluştuğu bilinmeyen dosya ve dizinler belirir.

Bilgisayarımın virüs kapıp kapmadığını nasıl anlarım? Bunu Saptayan Programlar Var mı?

Eğer bilgisayarınıza virüs bulaşmışsa, bu durumda bilgisayarınızda normal olmayan bazı durumlar gözlemleyebilirsiniz. Bazı virüsler, isimleri ile ilgili bir mesajı ekranınıza getirebilir. Bazıları makinanızın çalışmasını yavaşlatabilir, ya da kullanılabilir hafızasını azaltır. Bilgisayarınızın virüs kapıp kapmadığını saptayan anti-virüs programları vardır. Bu programlar, bilgisayarınızın virüs kapabilecek her tarafını tararlar. Bu programların virüs saptama yöntemleri 2 türlüdür:

1-Kendi veritabanlarındaki virüslerin çalışmasını sağlayan bilgisayar

programı parçalarını bilgisayarınızda ararlar.

2-Programlarınızı, virüs olabilecek zararlı kodlara karşı analiz edebilirler.

Günümüzdeki popüler anti-virüs programlarının veri tabanlarında 1000lerce virüs imzası ve bunların çeşitleri vardır. Bu veri tabanları, yeni çıkan virüsleri de ekleyerek sık aralıklarla güncellenir. Bütün virüs programları 3 temel işleve sahiptir :

1-Virüs Arama, bulma (virus scanner)

2-Bulunan virüsü temizleme (virus cleaner)

3-Bilgisayarınızı virüslerden korumak için bir koruyucu kalkan oluşturma (virus shielder)

Virüs kalkanları, bilgisayarınız her açıldığında kendiliğinden devreye giren ve yeni bir program çalıştırdığınızda veya programı bilgisayarınıza kopyaladığınızda bunları kontrol eden ve tanımlayabildiği virüs bulursa sizi uyaran ve virüs temizleme modülünü harekete geçirebilen araçlardır.

A.d) Herhangi bir yazılımın virüs olabilmesi için ne gibi özelikleri olmalıdır?

1)Çalıştırılabilir olmalı(aktif)

2)Kendi kendini kopyalayabilmeli(çoğalma ,yayılma)

3)Diğer program ve komutları kendi isteği doğrultusunda yönetebilmeli(kod değiştirme özelliğinden dolayı)

4)Kendini yenileyebilme

5)Kendini saklayabilme

6)Kendini gizleyebilme

gibi özeliklere sahip olmalıdır.

Bilgisayar Virüslerinin Çeşitleri

Bilgisayarlar hızla hayatımızın bir parçası haline gelirken bu sevimli makinalarla birlikte kimi olumsuzluklar da kapımız çalıyor. Bu davetsiz misafirlerin başında ise bilgisayar virüsleri geliyor ; ancak pek çok kişi özellikle de yeni bilgisayar kullanıcıları bu konuda pek bilgili değil. Hatta pek çoğumuz Hollywood yapımı bilimkurgu filmler sonucunda onların canlı organizmalar olduğunu bile düşündük. Fakat bilgisayar virüslerinin canlı olması (ve de kullanıcılara hastalık bulaştırması!) söz konusu değil!!

Çünkü onlarda sadece küçük birer yazılımdır. Tabii ki bunlar diğer bilgisayar yazılımlarından biraz farklılar. Bu farkların başında kendilerini kopyalamaları geliyor. Tıpkı biyolojik virüslerin DNA'lar ile çoğalmaları gibi bilgisayar virüsleri de kendilerini başka programlara ya da boot'a kopyalayarak çoğalırlar. Diğer bir özellikleri ise çalışmaları için kullanıcıya bağlı olmamaları yani aktif bir yapıya sahip olmaları. Böylelikle kullanıcının onayını ya da emrini beklemeden hareket ederler. Bilgisayar sistemlerine zarar vermeleri de kullanıcının istemediği zamanlarda istemediği şeyler yapmasıyla olur. Virüsler varlıklarını devam ettirebilmek amacıyla sürekli olarak kendilerini kopyalarlar ve böylelikle tüm dünyadaki bilgisayarlara yayılma şansı bulurlar.

Her geçen gün virüslerin sayısı katlanarak artıyor. 1983 yılında bilgisayar virüslerine isim babalığı yapan Friedrich Cohen bile onların gün gelip de onbinlerle ifade edileceğini düşünmemişti herhalde. Ancak bugün sayıları giderek artıyor ve bunun temelinde de psikolojik durumları hala tartılaşılan bilgisayar programcıları geliyor! Kimileri aşklarını duyurmak, kimileri nükleer denemeleri protesto etmek, kimileri ise sadece eğlence amacıyla virüs yazıyor. Bir bilgisayar virüsü programlamak için sanılanın aksine bilgisayar dehası olmaya gerek yok, sıradan bir programcı hatta programcılığa meraklı 9-10 yaşlarında bir velet bile rahatça bir virüs yapabilir. Fakat virüsünün dünyaya yayılp, adını duyurması virüsün kaynak kodununun (source code) kalitesine bağlıdır. Virüsleri kabaca dört grupta inceleyebiliriz. File (Dosya), Trojan (Truva), Makro ve Boot virüsleri.

1) Dosya (File) virüsleri :

Bunlar ise çalıştırılabilir programlara (uzantıları . exe, . com gibi olanlar) bulaşırlar ve bunlardan diğer dosyalara kendilerine kopyalarlar. Böylelikle de bulaştıkları dosyanın uzunluğunu artırırlar; ancak günümüzde dosya uzunluğunu artırmadan da bulaşan virüsler var. Virüs eklentisi genellikle dosyanın sonunda ve nadiren de ortasında olur. Virüs hafızada kalabilir (resident virus) ya da doğrudan çalıştırıldığında (direct action virus) etki gösterebilir. Ya da her iki özelliği de kullanabilir.

2) Boot Sektör’e Bulaşanlar:
Yaklaşık on yıldır boot sektör virüsü PARITY.B ortalarda dolaşıyor.Gerçi virüs normal olarak hasar verici fonksiyonlara sahip değil. Ancak Master Boot Record (MBR) kaydının ve her sabit diskin partition (disk bölümü) tablosunu üzerine yazarak NTFS dosyası sistemine kurulu Windows NT bilgisayarlarını kullanılmaz hale getirirler. Her boot sektörü virüsü Master Boot Record (MBR) alanına kendini saklar. Boot edilecek işletim sistemini ararken bilgisayar BIOS’u sistem açısından sabit diskin ilk sektörüne atlar, Yani MBR’ye virüs bulaşmışsa virüs kodu işletim sisteminden önce yüklenmiş olacaktır. Virüs kendini ana belleğe kopyalar. Bilgisayar kapatılana kadar kendini orada kalır ve tüm sistem Iterrupt’larını (Kesme İsteklerini) kendi koduna iletir. Bu şekilde virüs disket, zip disk ve harici disk erişimlerini yakalar ve bunların boot sektörüne de bulaşır.

Önlemler : Aşağıdaki güvenlik kurallarına dikkat ediniz.

· BIOS’taki virüs korumasını etkinleştirin

· BIOS’taki boot sırasını değiştirin. Bu şekilde sistemin sürücüde unutulmuş bir disketten açılmasını önlemiş olursunuz.

· Her disket mümkün olduğunca yazmaya karşı korumalı olarak sürücüye yerleştirin.

· Güncel Anti-virüs yazılımlarını kullanın ve yabancı disketleri kullanmadan önce virüs taraması yaptırın

3) Trojanlar (Truva Atları):
Trojanlarla, saldırganların amacı daha çok bazı şifreleri ele geçirmek, internet servis sağlayıcınızın bağlantısı gibi. Bu programlara trojan (Truva atları ) denmesinin nedeni ise bilgisayar trojanın faydalı bir program (Örneğin: Ekran koruyucusu veya On-Line araç) arkasına gizlenerek sisteminize girmesi ve sizi bir bakıma içerden vurması tıpkı truva savaşında on yıl sonunda ancak devasa bir at içerisinde en iyi savaşçıların şehri ele geçirebilmesi gibi.

Trojanın varlığından habersiz ve korumasız kullanıcı programı çalıştırdığında ya programın kendisinden beklenen işlem yerine getiriliyor veya hiçbir şey ifade etmeyen bir hata mesajı veriliyor. Ancak arka planda zararlı bir kod çalışmaya devam ediyor. Bu yüzden truva atları aslında gerçek bir virüs değiller, zira sadece sistemimize zararlı bileşenleri sokmaya çalışan bir taşıma aracıdır.

Önlemler: Aşağıdaki güvenlik kurallarına dikkat ediniz.

· Güncel Anti-virüs yazılımlarını kullanın

· E-mail ile aldığınız programları çalıştırmayın tanıdık birinden gelse bile

· Çok uzantısı olan dosyaları asla açmayın ( Örneğin: Resim.bmp.exe)

4) Backdoor:

Oldukça tanınan Hacker grubu “Cult Of The Dead Cow” 1998 ortasında Windows yüklü bilgisayarlar için uzaktan kumanda ispiyonlama sağlayan BackOrifice adında bir program çıkardılar. BackOrifice’ın bu ilk versiyonu ( günümüzde birçok sürümü var) kurbanın bilgisayarına bir server kuruyor ve Hackerlar buna bir Unix aracı olan Telnet ile bağlanabiliyorlar. Sisteme giren Hacker artık sistemin tüm kontrolünü eline geçirebiliyor ve kurbanın neler yaptığınıda takip edebiliyor. Ayrıca sisteme müdahele edip, dosyaları silebiliyor ve programları çalıştırabiliyor. Backorfice bir çeşit backdoor (arka kapı), yani trojanların bir alt türü . Backdoorlar kurbanın sistemine gizlice giren ve kullanıcının haberi olmadan bağlantı kuran programlardır. İnternet üzerinden saldırganlar bu elektronik arka kapıdan hedef bilgisayara bağlanıp dosyaları silebiliyor ve hatta tüm sabit diski formatlıyabiliyor. Bir backdoor çoğunlukla faydalı bir program şeklinde geliyor veya yayılmak için bir worm(solucan) mekanizması kullanıyor.

Önlemler: Aşağıdaki güvenlik kurallarına dikkat ediniz.

· Güncel Anti-virüs yazılımlarını kullanınız

· Çoklu uzantısı olan dosyaları asla açmayın (Örneğin, Resim.bmp.exe)

· İnternet’ten gelen erişimleri bloke eden Personel Firewall kullanın

5) Makro Virüsleri:

Amerikalı David Smith tarafından yazılan ve 1999’un başında kısa zamanda binlerce Windows bilgisayarını ve mail sunucusunu melisa makro virüsü, bu tür virüslerinde ne kadar etkili olabileceğine iyi bir örnektir. Bu word makro virüsü Outlook adres defterindeki elli kayda kendini gönderiyor ve daha sonra dökümanların ve sistem kaydının içeriğini değiştiriyordu. Makro virüsleri günümüzde en çok yayılan virüs çeşidi. Bunlar Ms Office’nin makro fonksiyonlarını kullanıyorlar ve Office dökümanlarının alış verişinde kurbanın sistemine bulaşıyorlar bir düğmeye tıklandığında veya doküman açıldığında virüs ( İşine) başlıyor. Virüs programcıları çoğunlukla AutoOpen makrosunu kullanmayı seviyorlar. Bu makro bir word dökümanı açılırken otomatik olarak çalıştırılır. Virüs böylece belleğe geçer ve hemen üzerinden çalışır. Her dökümana bir normal.dot şablon dosyasına bulaşır. Makrolar çoğunlukla kolay öğrenebilen ve Ms Office 97’den itibaren gelen Visual Basic for Aplication(VBA) dilinde yazılır. Ancak Word 6.0 için bile makro virüsleri mevcuttur. Mesela Nop.de

Neyse ki bu virüsler yayılmaktan başka bir zarara sahip değillerdir.

Önlemler: Makro virüslerinden korunmak için aşağıdakileri yapmalısınız.

· Açmadan önce tüm dökümanları virüs kontrolünden geçirin

· Programların kendilerine ait makro korumalarını etkinleştirin (MS Office’de “Araçlar-Seçenekler-Genel(ve-ya Makro))

· Güvenlik altında günümüzde maalesef bu şeçeneğide geri alan virüsler mevcut; sadece ilk açılışta bir uyarı mesajı geliyor.

· E-mail ile aldığınız hiçbir dökümanı açmayın.

6) Skript Virüsleri:

Elektronik bir aşk mektubu ardına gizlenerek loverletter skript virüsü yüz binlerce bilgisayar bulaşmış ve kurbanın bilgisayarındaki dosyaların yazmış ve kullanılmaz hale getirmişti. Tabi kendisini başka kullanıcılarada gönderdikten sonra Windows ile birlikte gelen programların yaygın olarak kullanılması ve kullanıcıların dikkatsizliği bu virüsün çok çabuk yayılmasına ve bilinen sonuçlara neden oldu.

Hem Internet Explorer hem de Outlook Express, Visual Basic ile programlanmış skriptlerle doğrudan işletim sistemi ile çalışabiliyorlar. VBScript sistem kaydına (Registry) ve dosyalar erişime olanak tanıyor. Skriptler bir WWW sayfası veya elektronik posta eklentisi açılırken etkin hale geliyorlar. Bu Skript desteği mesela bir problem çözümü için otomatik olarak sistem bilgilerini içeren bir E-mail’i yazılım firmalarının destek bölümüne gönderilmesi için düşünülmüş ancak Internet Explorer ve Outlook’un saldırıya açık bu yanlarından Hackerlarda dosyaları silmek ve sabit diskleri formatlamak için faydalanıyorlar. Loveletter’da olduğu gibi. Visual Basic Script’i öğrenmek kolay olduğu için her gün yeni skript virüsleri ortaya çıkıyor. Bunlar çoğunlukla solucan (Worm) olarak kurbanların bilgisayarlarına giriyorlar.

Önlemler: Aşağıdaki güvenlik önlemlerini dikkatle inceleyiniz.

· Güncel Anti-virüs yazılımlarını kullanın

· E-mail eklentisi olarak aldığınız hiçbir programı çalıştırmayınız. Tanıdık birinden gelse bile

· Çoklu uzantısı olan dosyaları asla açmayınız. Örneğin; Loveletter.txt.vbs.

· Her zaman bir Internet programının en güncel sürümünü kullanın

· En yeni Outlook güvenlik yamasını kurun.

7) Worm :

QAZ virüsü yerel ağda yazılabilir paylaşılımına açılır sistem dizinlerin tarar. Daha sonra Notepad.exe olarak buralara kendini gizlemiş bir şekilde kopyalar. Hedef bilgisayarda bir sonraki text editör açılışında virüsten nasiplenir. QAZ tipik bir solucandır. Solucanlar ağdan bir bilgisayardan başka bir bilgisayara kendini aktaran küçük programlardır. Bu aktarma E-mail ekiyle ya da yerel ağda paylaşıma açılmış windows dizinlerine kopyalanarak gerçekleşir. Çoğalma rutininin yanında çoğu solucan asıl zararlı fonksiyonuna sahip bir virüste içerirler. Melissa veya Loveletter gibi bilinen makro veya skript virüsleri solucan olarak yayılırlar. Solucan programlamada yaygın olarak kullanma IRC Chat programının içindeki güvenlik açıklarından faydalanmakta oldukça sevilir. Bu solucanlarda zararlılar otomatik olarak bir kanala girerken yayılırlar. Solucanların yayılmasında eksik güvenlik önlemlerinin etkisi büyüktür. Mesela şifresiz sürücü paylaşımları ve ya güvenlik açıkları olan eski yazılımları kullanmak.

Önlemler: Aşağıdaki güvenlik kurallarına dikkat ediniz.



· Güncel Anti-virüs yazılımlarını kullanın

· Her zaman bir Internet programının en güncel sürümünü kullanın

· En yeni Outlook güvenlik yamasını kurun.

· Windows sürücülerini sadece etkili bir şifre korumasıyla paylaşıma açın