:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Atat?rk ???rler!
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Sayfalar: 1 2 3
ATAT?RK ACISI

Ben
Her on kas?m sabah?
Bir ??ra gibi
Yanar tutu?urum
G?zbebeklerimde
Ta??l ve so?uk ?a?lar yans?r

Ben
Her on kas?m sabah?
Atat?rk? ya?ar?m Atat?rk?e
Anadolu sokaklar?na vuran g?n?????n?
?liklerime dek duyar?m
Umutlar?m? al?r?m
Yoz ve ba?naz kavramlardan
K?ks?z ve bilin?siz ilkeler
Yank?maz yap?tlar?mda
Ve akar gelir usuma Anadolu da?lar?ndan
I??l ???l g?r?l g?r?l bir su

Ben
Her on kas?m sabah?
Topra??, g??? ve denizleri
Anadolu da?lar?ndan seyrederim
Atat?rk ac?s?
Y?re?ime dek oturmu?tur evrence

Siz b?y?k ?l?ler
Biz ?ld?kten sora da ya?ayacaks?n?z

?ahinkaya Dil

__________________
ÖLMEZ
Bitmez yasımız, içte kapanmaz yaramız tez,
İnsanlar ölür, bir koca tarih olan ölmez!
Solmaz o beniz, yok, o bakışlar yine mavi,
Lâyık onu tutsak biz ilahlarla müsavi.
Göğsünde bu yurdun tütedurdukça ocaklar
Eksilmeyecektir ona kan ağlayacaklar.
Batmaz o güneş, yurdu aşıp tarihe dalsa,
Her Türk Ata'nın yolcusudur tek kişi kalsa!
Atmaz bir adım arkaya "Türk"üm diyecek genç,
Yoktur onu inkâr edecek, varsa ne iğrenç!
Çiğnenmeyecek ömrünü vakfettiği ülkü,
Ahrette bulur, ölse de, ardında bu mülkü.
Ant içtik evet gitmeye gösterdiği izden,
Her gün tutacaktır o büyük Ruh elimizden.
Yok işte bakın ondaki nur ayda, güneşte,
On beş yıla sığdırdı o Dev, yüzyılı işte!
Gencim! diyen artık bir akistir o güneşten.
İçlerde yanan kutsal alev hep o ateşten.
Parlar o güneş, âlemi sonsuz gece sarsa,
Bir laht ona tarih, o anıt şanına darsa.
Bir dağdı aşılmaz, yüce gökten daha yüksek,
Yetmez, biz o insanla asırlarca övünsek.
En ünlü adamlar bile etsin ona gıpta
Yansın ona âlem, yüreğinde kan akıp da.
Kalbimizdeki tunç heykeli gök çatlasa bölmez,
İnsanlar ölür, Türk'e ilâh olmuş er ölmez!
Orhan Seyfi ORHON
İSTİKLÂL SAVAŞINDA MUSTAFA KEMAL

Şöyle bir doğruldu Mustafa Kemâl
Kıratının üstünde göklere doğru
Dağlar arasından yükselen
Tunçtan bir heykele benziyordu.
Bakışları vardıkça mesafeler ötesine
Belliydi kaynaştığı gözlerinde
Masmavi okyanus dalgalarına benzer
Düşünce dalgalarının,
Zafer, diyordu da başka bir şey demiyordu,
Yüzünün bütün çizgileriyle bu kahraman
Hissetmişti zaferin kokusunu kırat bile
Yerinde duramıyordu.
Mağrurdu diğer atlara karşı
Bir Mustafa Kemâl taşıdığında üstünde
Dünyalara bedel.
Bir bakışı vardı tepelerden ovalara
İnan bir bakışı Mustafa Kemâl'in
Peşinden yürüyordu binlerce kahraman
O'nun zafere inandığı kadar zafere inanan binlerce insan. Şöyle bir doğruldu kahramanlar kahramanı
Kıratının üstünde göklere doğru
Sabah oluyorken güneşin ilk ışıkları altında
Tunçtan bir heykele benziyordu.
Sabih ŞENDİL
Mustafa Kemal'in Kağnısı


Yediyordu Elif kağnısını


Kara geceden geceden


Sanki elif elif uzuyordu inceliyordu


Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar


İnliyordu dağın ardı yasla


Herbir heceden heceden



Mustafa Kemal'in Kağnısı derdi kağnısına


Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı


Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifcik


Nam salmıştı asker içinde


Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü


Doğrulmuştu yola, önceden önceden



Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,


Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar


Kocabaş çok ihtiyardı çok zayıftı


Mahzundu bütün Sarıkız, yanısıra


Gecenin ulu ağırlığına karşı,


Hafiftiler, inceden inceden


..........


..........



Fazıl Hüsnü Dağlarca
***Mustafa Kemal Atatürk***



Canımız kanımız feda vatana


Kurtardı vatanı Mustafa Kemal


Minnettar bu ülke şehit yatana


Kurtardı vatanı Mustafa Kemal



Nice padişahlar sultanlar şahlar


Etrafımızı bir bir sardı düşmanlar


Durmadı yıllarca kanlı savaşlar


Kurtardı vatanı Mustafa Kemal



Düşmanla bir olup kurşun sıkandan


Kahraman Ataya karşı çıkandan


Kendi ülkesini içten satandan


Kurtardı vatanı Mustafa Kemal



En güçlü kahraman Kemal paşamız


Türk lük ateşiyle yanar bağrımız


Kızıl gökte parlar al bayrağımız


Kurtardı vatanı Mustafa Kemal



Şahlandı Mustafa Kemal Atatürk


Gururla savaştı asil soylu Türk


Bükülmedi bileği hep başı dimdik


Kurtardı vatanı Mustafa Kemal



...Hacer Alioğlu...
ŞU SONSUZ KOŞU

Samsun'a ayak basmış kahraman bugün,
Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda.
Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.


Ata'nın rüyasına gelincikler sun,
Emek bahçelerinin güzel gülünü.
Bir sonsuz bir sabahtayız... o uyusun,
Sevincimiz coşturur onun gönlünü.

Nasıl çıkmış bir saban Samsun'dan yola
Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.

Al bayrağım Ankara kalesinde hür,
Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür
Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.

19 Mayıs'ın hür başına çelenk,
Kiraz mevsimi, gençlik ayı, gül ayı.
Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.


Ceyhun Atıf KANSU
MUSTAFA KEMAL'İN GÜVERCİN'İ
Bir güvercin uçurdular İstanbul'dan Anadolu'ya,
Mustafa Kemal'in ellerinden hız alırdı.
Kınalı topuklarıyla lâcivert semalara
Büyük rüzgârla yükselir, alçalırdı.
Mustafa Kemal'in ellerinden hız alırdı.

Ateşli bahçelerde ötüşen kuşlar vardı,
Güvercin barış türküleri söylerdi her sabah.
Mustafa Kemal'i gördü mü dünyalar ona dardı,
Mavi kanatlarına işlenmedi bir günah
Güvercin barış türküleri söylerdi her sabah.

Bir yıl Ankara Kalesinde, bir yıl Rasattepe'de,
Edebi şarkılarla dalgalanan bayraktı.
Bir yıl Sakarya suyunda, bir Kocatepe'de;
İyilikle beslenmiş duygulu bir topraktı.
Ebedî şarkılarla dalgalanan bayraktı.

Mustafa Kemal'i öylesine severdi Güvercincik,
Mavisini gözlerinden, sarısını saçlarından almış.
Her sabah omzuna konup derdi ona: Kemalcik,
Daima insanlara dost elini uzatmış
Mavisini gözlerinden, sarısını saçlarından almış.


Arif Hikmet PAR
MUSTAFA KEMAL'İN ATI

Daha da parlamıştı güzelleşmişti al at
Mustafa Kemal'in bindiği günden beri.
Sanki bilinmez bir rüzgârla dolmuştu
Göğe göğe kalkıyordu alevden başıyla
Uçar ayaklariyle oyuyordu yeri.
Kimseyi bindirmiyordu üstüne artık
Bindirmez ya, Mustafa Kemal'in atı o.
Bunca at arasında neden onu seçmişti,
Nasıl tutmuştu ak elini alnında
Artık dağın taşın saltanatı o
Çok zorladı suvari alayının yiğit binicileri
Al ata binebilmek imkânsız.
Öyle damarlanıyordu ki derisi bir sızı duyuyorlardı.
Öyle çılgınlaşıyordu ki köpük köpük
Nerdeyse düşecekti nârin allığıyla cansız.
Alay kumandanı aldı işi demir avucuna
Bir alay bir ata vuramaz mı gem?
Kendi denedi yanık bilgisiyle yılların,
Sustu karşıdan dehşetle, kaygıyla, hayranlıkla bütün suvariler
Al at, al at, deli ve muhteşem.
Aylar geçti aradan
Binicisiz al at başı boş dolaşıyordu.
Arpanın yulafın samanın vakti kurudu kara toprakta,
Alaya öyle nekes günler geldi ki
Kısmette bir avuç ot bile bulmak zordu.
Atların yemleri gayri kısık mı kısık
Azbuz ağaç kabuğu, keçi boynuzu, küsbe.
Söyleniyordu öbür atlar aralarında al at için
"Bizimle torba takan bu, ne işe yarar,
Bu, at değil süs be."
Suvariler düşündü ki kısıma küçücük bir çare var.
Nasıl olsa faydasız,
Parmakları acılı, gözleri bulanık,
Bir sabah tımarında al atı saldılar.
Hemen çekildi al at bozkıra
Ancak bir kuşun atımı, ne çok ne az.
Alay nereye gitse o da peşinde gidiyordu ufuktan,
Kötülüyordu, bakımsız gün gün garip,
Felek kimsede parıltısını bırakmaz.
Öyle incelmişti ki boşlukta
Yaşıyan sanki rüzgârlarıydı.
Eski sevdalar kadar uzak,
Bir yaprak düşmüştü içinden,
Sarıydı.

Al at çağırmalarını duymazlığa getiriyordu,
Pişman olmuştu suvariler ta baştan ama.
Yalnız ilişiğini kesmemişti hiç
Dağdaki boz kayadan kızaran gök üstünde hareketsiz duruyordu
Her akşam istiklâl Marşı'yla yapılırken yoklama.
.......................................
Bir gün girdi alay en çetin savaşına
Kılıçtan arta kaldı toprak.
Yaya cengi can komadı alanda
Açıldı göğe doğru
Gönülle al kan, göğüsler ak.
Sürdü döğüş akşamaca
Şanlı alay çekilmek emrini aldı.
Ağırdı sillesi kaderin
At kopmuş, kılıç kopmuş, göğde kopmuş
Suvari alayı koca bir masaldı.
İşte ansızın hücum dört nalında al at
Gelirdi alayın önüne düşman tarafından, geri giderdi.
Şaşırdı herkes,
Herkes düşündü söylediğini ecelin:
Al at acap en derdi?
Sezdi alay kumandanı durumu hemen
At bin diye haykırdı yönlere
Yel oldu ölümlerden öte cümlesi,
Vardılar bir solukta yamaçlardan
Düşmanın ardçı koyup kaçtığı yere.
Düştüler peşine yurda el atmışların,
Buğday büyüyüşiyle rahat,
Su çağlayışıyla çabuk,
Yıldız akışıyla şahlanmış
En önde bir sancak misali al at.

Alay uzandı gerisine doğru büyük düşman birliklerinin
Saldırırken cephelerden ordu.
Kılıç aydınlığı doldurmuştu bayırı düzü gökçe,
Parlarken kuvvet üstünde hak
Can ecelden görünmüyordu.
....................................
Zaferden sonra çok aradı alay Mustafa Kemal'in al atını
Al at sır olmuştu yaşamakta.
Kimi uçmuş dedi ardına göğün,
Kimi yatır olmuş dedi vatanın yüce uykusu kadar
Ama bir parıltı vardı uzakta
Ki parlar bağzı günler akşam yoklamasında
Bir yele, bir köpük, bir dört nal hızıyla batı.
Nakşolur mavilik üstüne efsaneden
Bin kırmızıyla, bin rüzgârla, bin şahadetle
Mustafa Kemal'in al atı

Behçet Kemal ÇAĞLAR
MUSTAFA KEMALLER T?KENMEZ

T?kenir elbet
G?kte y?ld?zlar denizde kum t?kenir
Bu vatan bu topraklar c?mert
Kutsal bir ate?im ki ben s?nmez
?nan?n Mustafa Kemaller t?kenmez

Ben de etten kemiktendim elbet
Ben de bir g?n g??ecektim elbet
?ki Mustafa Kemal var iyi bilin
Ben i?te o ikincisi sonsuzlukta
Ruh gibi bir ?ey g?r?nmez
?nan?n Mustafa Kemaller t?kenmez

Hep karde?li?e bollu?a giden yolda
Bilimin yap?c?l???n ayd?nl???nda
G?zel d???nceler soyut fikirlerde ben
Evrensel yepyeni bulu?larda
Gerili?i kovmu?um ben d?nmez
?nan?n Mustafa Kemaller t?kenmez

Ba??n m? dertte beni hat?rla
Duy beni en s?k?ld???n an
Ba?tan sona her ?eyiyle bu vatan
Sak?n a?lamas?n kas?mlarda
Fatihler, Kanuniler ?lmez
?nan?n Mustafa Kemaller t?kenmez

Halim Ya?c?o?lu
Bir T?rk? S?yl?yorum G?k Mavisi

Bir t?rk? s?yl?yorum g?k mavisi
Y?ld?zlar dolar i?ime
Da? ba??n? duman alm??
U?uldayan r?zgar dinmi?, kesilmi? cihan?n nefesi

Dokuzu be? ge?e Dolmabah?e'de
Kemal'im uykuya kalm??

Bir t?rk? s?yl?yorum g?k mavisi
Derin olur son uykular uyan?lmaz
G?klerde g?zlerinin aksi
Millet yedisinden yetmi?ine kadar
Mel?l mahzun yollara bakar
Hasretine dayan?lmaz

Bir t?rk? s?yl?yorum g?k mavisi
A?a?lar ??plak mevsim sonbahar
Kahbe felek o g?n y?rekten g?ld?
Yak?ndan duyuldu topra??n sesi yak?ndan
Millet yedisinden yetmi?ine kadar
Yollara d?k?ld?

Bir t?rk? s?yl?yorum g?k mavisi
Da? ta? selam durdu, aya?a kalkt? toprak

Alev alevdi g?klerin nefesi
Kurtlar ku?lar a?layarak
Yollara d?k?ld? birden
B?t?n bulutlar o g?n al ald?
Bir ?ey eksildi yery?z?nden
Millet ard?ndan baka kald?.

Mesut Tarcna
Sayfalar: 1 2 3