:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Bir casusun itiraflarından..
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Çok çarpıcı bir eserle karşı karşıya kaldım.
Okuduğum kitap son derece önemli. ”İngiliz Casusunun İtirafları” ismini taşıyor.
2004 yılında yayımlanmış, hacim olarak 128 sayfalık bir kitap ama muhteva olarak kıtaları aşan içerikte.
Osmanlının son dönemlerinde İngiliz Sömürge Bakanlığınca görevlendirilen “Casus” önce İstanbul’a gelir. İlk işi Türkçe’yi ve Müslümanlığı çok iyi öğrenmektir. Çünkü insanların ondan şüphe etmemeleri için Türkçe’yi bütün incelikleriyle öğrenmesi gerekiyor.
Bir kaç yılda bu hedefine ulaşır ve çalışmalara başlar…
”… İsmimin Muhammed olduğunu söyledim ve camiye gitmeye başladım… Derinlere kök salmış büyük bir ağacı kurutup söküp atmak zordur. Fakat biz zorlukları kolaylaştırıp yenmeliyiz. Hıristiyanlık, yayılmak için gelmiştir.

Nezaretimizin ve diğer hıristiyan hükümetlerin büyük gayret ve çalışmaları neticesinde Müslümanlar gerilemeğe başladı… (Sayfa 9)
…İstanbul’da bulunduğum müddetçe her ay Müstemlekeler Nezaretine müşahede ettiğim hadiselerle alakalı bir rapor gönderdim… (Sayfa 14)
…Bir gün müstemlekeler nezaretinde Sünni ve Şii ihtilafından söz ettim. Müslümanlar hayattan bir şey anlasalar ihtilafları kaldırır ve birleşirler dedim. Birisi hemen sözümü keserek: Senin vazifen bu ihtilafı körüklemektir. Müslümanların nasıl birleşeceğini düşünmek değildir, dedi.

Casus kendisine verilen görevleri en iyi şekilde icra ederek sömürge bakanlığından ödüller aldığını, en zor görevlerin kendisine verildiğini ifade etmektedir.
Son görevi orta doğuya çıkar. Amaç burada nifak çıkartarak orta doğudaki Türk hakimiyetini ortadan kaldırmaktır.
…Necdli Muhammedin (Abdülvehhab) omzundan iman elbisesini yavaş yavaş indirmeğe başladım. Onun yularını hıristiyan bir kadın sayesinde ele geçirdim. Benim vazifem ona istiklal, hürriyet ve şüpheciliği aşılamaktı. Bu sayede amacıma ulaştım. Artık işim çok kolaydı...(Sayfa 33)”

Yazacak çok şey var. Kanımızı donduracak nitelikte. Bir ajan sayesinde Ortadoğunun paramparça olduğunu gözlemleyebiliyorsunuz.
Ecdat o bölgeden çıktıktan sonra kan ve gözyaşı hiç dinmedi. Hala onlarla yaptıkları iş birliğinin cezasını çekiyorlar. Mal, namus ve can emniyeti doruk noktada yaşanıyordu o bölgelerde. Batılı Türk ve İslam düşmanları yeri geldiğinde, kaba kuvvet ile yeri geldiğinde çeşitli oyunlarla elde ettikleri İslam devletlerini asırlarca sömürdüler. Bu ülkelerin yer üstü ve yer altı servetlerini alıp götürdüler.
Bugün de aynı oyun oynanmıyor mu?!
Siz söyleyin!
bu tür kitaplar hep dikkatimi çekmiştir...
benmde okuduğum buna benzer bir kitap var..paylaşım için teşekkürler...
Rica ederim uyanık olmamız lazım ama devam edioruz uyumaya demek ki zamanında iyi narkoz vurmuşlar...
güzel kitapmış sağol