:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Bana aşkı yağmur anlattı ! ! ! !
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
[yt]gvSXHBmCpuU[/yt]


Aşka düşmüş ya da düşmek isteyen her insan, aşkın tarifini yapmaya çalışır. Ne mümkün !?
Başlangıcının dünya dışından olduğuna inandığım, sadece bir parçasını yaşadığımız ,dünyaya şöyle hafifçe değmiş bulunan bu duygu muammasını anlamak ne mümkün!?
Onca tarife rağmen tarifsizlik içinde debelendiğimize göre insanoğlunun bunu tarif etmesinin tamamen imkansız olduğunu düşünüyorum.Eğer söylemeye çalışıyorsak da bu ifadeleri matematiksel bir formüle sokamıyoruz. Yani suyun 100 derecede kaynadığını diyebilmemiz ne kadar mümkün ve akıl içindeyse, aşkı akıl ile ifade etmeye çalışmak o kadar "akıl dışı" bir iş oluyor. Aşk şudur tamam ben ondan bir tane alayım diyemiyoruz. Değişkeni bol ve her insana farklı şekillerde görünüyor. Aşk adına yapılan ve yazılan onca çabayla da ondan içimize düşmüş azıcık bir kısmını dış dünyaya kardeş yapıyoruz.

Benimse aşka dair içimden gelenler ve aciz ifade çabam çok basit hatta sıradan : Bana göre aşk, “İnsanın kendisine en uzak olduğu mesafenin adıdır”.
Bizim bilebildiğimiz ölçü birimleriyle ifade edilebilen uzaklık değildir. Yani şu kadar parselin içinde bilmem kaçıncı metrekaresindedir.Bu aşktır ben de aşık olanım !? Ya da şu kadar kg diyemiyoruz, isteyemiyoruz.

Zaten bilerek bunun isteklisi olunmuyor. Yani alıcısı ve satıcısı yok. Varsa da kimse alıcı yada satıcı olduğunu bilmiyor. O istediği zaman istediği şekilde istediğine geliyor.Sadece "kanıcıları" var.Bir insana kanarsın (aşık olursun), sonra yanarsın, kül olur aşktan başka şeyler anlamaya başlarsın, sonra kandığına kanarsın. Olduğun yerden korkarsın. Geri dönmek istersin dönemezsin. Dağların ova, denizlerin damla olduğunu görürsün. Bir daha korkarsın. Bilmediğin bir diyarın yabancısı olursun.
Artık halkının bir tek senden olduğu tek kişilik bir diyarda, aynı zamanda halkının aşk ahalisinden olduğu kalabalık bir diyardasın.
Kendini ararsın bulamazsın. Bir iz bile göremezsin. Hz.Adem’le Havva’nın birbirinden kilometrelerce uzak kalıp yıllarca birbirlerini arayışları gibi kendinden uzak yıllarca kendini ararsın.
Gözyaşlarını demeye gerek var mıdır? Onlar bu hikayenin başından sonuna kadar vardır. Kah geminin suyu, kah kanatlarının rüzgarı, kah dağının volkanı, kah uçurumunun kayası olurlar.Yolculuk zor ve uzundur. Bir zaman sonra kendinden mesafelerce uzaklaştıktan sonra "kendine gelir"sin. Ve bir önceki halinden başka birine dönüşmüş olursun.


fotoblog-4418672.jpg


Aslında ben bu konuyu yağmurdan dinlemeyi tercih ederim : Toprağa düşen bir damlanın uzun ve zor yolculuğunda saklı değil midir bu keşmekeşin ipuçları ? Yağmur insana olan aşkıyla gelir ötelerden. Onun için vardır, onun için yaratılmıştır. O bitene kadar, insan ölene kadar kaç kere gelebilirse o kadar gelir dünyaya. Sevgiliyi bırakmaz, hasretine dayanamaz.
Bazen dağa taşa toprağa düşer. Kah çok kalamadan buhar olup gider kah sevgiliyi de götürmek ister gibi sel olup çağlar.
Bazen gözyaşı olur gözüne girer. En çok da bu halini sever. Çünkü sevgiliye en yakın olduğu andır.Hali tarif ne mümkün. Öyle bir saadettir ki ona, aşkının son nefesinde son damla olmak için yakarır Mevlası’na.
Hz.Musa’nın Tur-i Sina’da Rabbiyle kavuştuğu gibi bizim de sinelerimizden kopan da kavuşmak duası değil midir ?
Kendine en uzak mesafedeyken kendine şöyle alıcı bir gözle bakmalı insan.
Aşk olmadan yaşayamayız ama biz aşka dokunamayız.
İçimizdeki uzaklık, elimizdeki yokluk diyorum ben ona.
Bizim olan, bizden olan fakat sahibi olamadığımız bir şey.
Bizi yaratan ve yağmurları yağdıran;
Aşkı yaratan ve bizi onunla yoğuran;
Aklı yaratan ve bizi onunla doğrultan;
Nuru yaratan ve bizi onunla donatan Allah’ıma sonsuz kere teşekkürler.
Alıntı:Kendini ararsın bulamazsın. Bir iz bile göremezsin. Hz.Adem’le Havva’nın birbirinden kilometrelerce uzak kalıp yıllarca birbirlerini arayışları gibi kendinden uzak yıllarca kendini ararsın


Yüreğine sağlık güzel gerçekten ...
Aşk olmadan yaşayamayız ama biz aşka dokunamayız.
İçimizdeki uzaklık, elimizdeki yokluk diyorum ben ona.
Bizim olan, bizden olan fakat sahibi olamadığımız bir şey.


Teşekkürler..Wink
Gözyaşlarını demeye gerek var mıdır? Onlar bu hikayenin başından sonuna kadar vardır.

YÜREÄžİNE SAÄžLIK CNM