:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: İçimde Bir Sen Daha KaLmadı..!
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
adsz3ul4.jpg

Kendimi karanlığa teslim ettiğim biranda geldin yüreğime, bir nefes kadar kısa gelip geçtin içimden sana ait herşeyi bırakarak..

Sonra sonra sahillerde ıssız gecelerde, gün batımlarında aradım hep seni...

Buram buram ben kokan tenine değince ellerim kavrulurdum..
Şimdi ne zaman aynaya baksam ben kokan tenin gelir aklıma, gözlerin gözlerime değse darlara düşer titrerim...

Gözlerimde arardım kendini ama yoktun orada..
Güvercin kanatlarına yüklediğin sevinçlerinle gelmiştin bana sıcak bir temmuz vakti..
Kurak, susuz ayak basılamayan yüreğime en güzel çiçeklerini ekmiştin. buram buram kokardı papatyalar,güller...


Sen kokardın..


Sessizce eserdi gönül bahçemdeki mevsimsiz büyüyen ağaç yaprakları gülüşünle..

Gidişinde gelişin gibi sessiz olmuştu aniden...
Sensizlik yollarında ve caddelerinde yürürken, adını haykırdım sessizce her tarafa... Cevap veremedin..

Nerelerdeydin kimbilirki? Kime sorsam başı önde, kimin gözlerine baksam, sessizliklere gömülüyordu..

İçimde bir sen daha kalmadı..

Ha bugün ha yarın deyip ertelediğim, söylemek istediğim halde söylemediğim nede çok şeylerim vardı, meğerse geç kalmışım...

Sen beni unutmak için yana döne yandıkça, bende seni unutmak için kahkahalarla hayatı tekrar sevmeye çalışıyorum...

Sana duyduğum o tertemiz sevgim kendime susmalara, kendime susmalar sana duyduğum özleme karışıyor...

Şimdi sustuğum bu karanlıklarımın alaycı acılarında anlıyorumki ben seni değil, sende hayat bulan beni hayat yapmışım sevda yollarımda..

ve yine anlıyorumki yok olan sen değilsin, yok olan kendi masumiyetimin ve inançlarımın güçlü yanları..

Şimdi sahip olduğum sensizlik ise beni yansıtan aynanın kırılan binbir parçasının her noktasında parçalanan suskun ruhumun sessiz gece çığlıkları..

Güle güle yüreğime
Biten sevdanla...
Aynı sıcaklığınla
Aynı gözlerinle...


Güle güle birdaha giremeyeceğin yüreğime...

Alıntı...
çok gusel elıne saglık Smile
begendigine sevindim gamzeeSmile



Denizde bir kum tanesi de olsa, umuttur umut. Yaşamaya sebep...

Hiç bitmez istekleri insanoğlunun. Kendimizi bilir bilmez biran önce büyümeye can atarız. Böylece salmaya başlamış işte köklerimizi hayata. “Keşke hiç büyümeseydim” demeye başladığımız vakit, çaresizliğimi kabul eder ve devam ederiz yürümeye, büyümeye. Ağır ağır, isteksizce. Kimi zaman bir el iter sırtımızdan usulca, koşaradım kimi zaman. Bağlanmak için bir umut ararız, yığınla buluruz. Önce iyi bir okul bitirmek isteriz, ardından iyi bir iş. Nice sevgiler gelir geçer hayatımın orta yerinden, kiminde acı çeker, kiminde çektiririz. Bir eksilip, bir çoğalırız. Kaybederiz bilmeden, hiç aklımızda yokken kazanırız. Böylece oturur benliğimiz, köklerimiz daha da derinlere iner. Umutsuz kaldığımız zamanlar da olur elbet. Hayat bu; her şey ne zaman hep çok güzel oldu ki. İsyan boşa; ne çocukluğumuz geri dönebilir, ne değiştirmeye yeter gücümüz geçmişi. Hep tutunacak bir dal buluruz, ya da dallarımızı onaracak birilerini.

Umutsuz kaldığımız vakit, öldük demektir.

Yaşamaya sebep, seni seçtim. Umudumsun...

Kolu kanadı kırık kuşlar gibiyim şimdi. Bırak uçmaya, ayaklarımı yere basmaya yok mecalim. Uykusuz üç beş gecenin ardından iki kadeh içmiş gibiyim. Anlayacağın, bende mevsim hazan, hüzün soluyorum havadan. Köklerimden birkaçı sarsılmış, kopacak gibiyim yerimden. Ne kadar umutsuz kalsam da sensizliğimle, umut doluyum yine de işte. Hayat bu; her şey ne zaman hep çok güzel oldu ki. İsyan boşa; ne seni yar edebilirim kendime, ne dönebilirim artık gözlerimim sana değmediği yıllara. Tutunacak bir dalım var yine şükür ki, sesin çare olur yüreğime.

Umutsuz kaldığımız vakit, öldük demektir.

Yaşamaya sebep, seni seçtim. Umudumsun
lmft1.jpg

..."SeN" Yakomaz Gecelerde Ağlardın...

GiTtiN... solan bir mevsim değil sadece bendim. Şimdi ay güneşim oldu..”

Herkesin bir tanımı vardı aşka dair. Herkesin farklı bir aşk sunumu. Benim de...

Mutsuz aşktı benim sahnemde hayat bulan aşkın adı...

Donuk ve mat ama kutsal bir aşktı.
Madde bağımlılığı gibiydi, nefes alamayan astımlı bir hastaydı o, ama onurlu bir aşktı.

Maskeli balo müdavimlerinin adını aşk koydukları ölüm ayinlerinden değildi. Aynaya bakmaya korkan yüreklerin harcı da değildi böyle bir aşk.

Belki de hepsinden öte yalnızdı ve de hep solgun.
Aşkı, aşk yapan tek kişilik olmasıydı belki de. Kana karışan yoksunluğun her geçen saniye artarak daha çok acı vermesiydi... Çaresizlikti o. Asla tutku ya da şehvet değildi. Vücutlar yoktu onun içinde, ne maskeler ne de hesaplar.....

Şehir, ışıklarını yine söndüremedi. Şehir, yaşanılan cinayetlerin tek tanığıydı. Özenle çıkarılıyordu maskeler, özenle takılıyordu sonra...
Aşk, yürek işiydi, yürek yoksa aşk da olmazdı.
O bir iç kanamasıydı. Tutku ya da şehvet değil...
Bir de utanmadan aşktan söz edenler vardı, kirletenler. İnce hesap duayenleriydi onlar. Dudaklarında şehvet, tenlerinde ihanetin dövmesi vardı. Kaslarında bir gece önceki sahte dokunuşların sızısı, o sızı ki bir tek kaslarındaydı...
Mekanikti bedenleri gibi yürekleri de. Her yerde görebildiğiniz türdendi bu ince hesap duayenleri. Başkalaşmış aşkların başkalaşmış adam ve kadınlarıydı onlar. Yüzlerinden tanırdınız onları, ifadelerinden, pazarlıklı gülüşlerinden. Masum olanı yaşatmazdı yürek müsfetteleri. Sürekli yenilerlerdi belleklerini. Acıyı da böyle uyutmuşlardı, Aşkı da...

Oysa Aşk, içinde acı olmadan ne kadar onurlu olabilirdi ki...

Çıplaklık yoktu benim Aşkımda. Hesaplar, beklentiler, yoktu.

Korku vardı, dinmeyen sancılar vardı. Ağustos gecesinde üşüten ayazlar vardı.
Çaresizlik vardı dört duvarda. Çaresizlik vardı dört duvarda.....

"Şimdi gözlerinde sakladığım mevsimleri de getiremem artık sana... Şimdi bir güvercin gibi tünedim yaşam yalnızlığına"

Kızıla çalıyordu ölen gözlerin
Düşlerim, hayalin, hayalimiz
Ölüm bendim ama sen yaşam değildin
Ağlamak en iyi çözüm............
TEŞEKÜRLER SEVDA YÜREKLİM BU GÜZEL EŞLİGİN İÇİN CANIMSmile