:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Gitme Sevdamsın...
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Gitme Sevdamsın...

Sen bu dağların sevda türküsüsün bahar gözlüm, denizlerin mavisi, bulutların
beyazısın. Çatlamış toprağın bağrına düşen bir damla su sun. Ne zaman bahar
gelse, yağmur yağmur çiçek açar gökyüzünde sesin.

Ben sonbaharın yorgun yanık türküsüyüm oysa, sarıya çalar rengim, rüzgarlar
estikçe savurur gider yapraklarımı uzak diyarlara.
Sonbaharda kar yağar üzerime, üşür ömrüm. Yalnızlık kocaman bir dağ olup büyür
gözlerimde. Gitme sevdamsın! Gidersen rotası belli olmayan gemiler alıp götürür
umutlarımı ulaşamıyacağım yerlere...

Sen gülüşünde baharın ilk sevincini, gözlerinde göğün uçuk mavisini
taşıyorsun!.. Baharın kokusudur yeryüzüne dağılan temiz nefesin. Yaşamak bir su
gibi berrak yüzünün aydınlığında, bir köy türküsü gibi içli ve hilesiz
dağçiçeğim...

Ben seni ozanca sevdim türkünakışlım, aybakışlım, sular gibi temiz, bir rüzgar
gülü gibi hilesiz. Mehtabın güzelliği, yıldızların ışıltısısın sen karlı
dağlarda, rüzgarların soluğu, güneşin dostluğusun. Umut, aşk ve alın terisin sen
akalınlarda. Toprağa ekilen tohum, bahara söylenen aşkşarkısısın. Ceylan
gözlerin sevinci, dudakların ıslığısın türkülü ırmaklarda... Gitme ne olur.

Gidersen, yaşamın acılı haritasında yaralı bir kalbin, adını bilmediğim
çiçekleri kanar içimde her gece... Ay suskunlaşır, yıldızlar suskunlaşır, acılar
suskunlaşır, yitirir sesini yaşayanlar da ölüler gibi... Suskunluğun trendinde
kan kusar yürekler sensiz. Rüzgar da esmez artık buralarda, çiçekler de açmaz,
herkes boynu bükük kalır bu şehirde, çekip gider mutluluklar... Gitme ne olur.

Bak hüznün zifiri saçları akıyor geceye, gecenin karanlığına karışıyor hüznüm...
Lanetlenmiş yalnızlıklara ah ediyor kalbim. Her gün biraz daha büyüyor içimdeki
kırgınlık... Gitme... Acılar içinde olsam da yaşamı çılgınca sevdim ben.
Çılgınca sevdim bu dağları, bozkırları, güneşi. En çok seni sevdim dağçiçeğim,
en çok seni sevdim... Gitme ne olur.

Yol türküleri kederlidir nazlım, yol türküleri dertli, yol türküleri acılı.
Gidersen kar yağar istasyonlara, boynu bükük bakar ardından bütün akasyalar.

Gitme, bir güvercin sıçaklığı gibi kal yüreğimde. Ben ki sevdamı dağlı bir çiçek
gibi göğsümüm üstünde taşıdım hep, namusumun akında. Ne zaman gözlerine baksam
beyaz beyaz güvercinler kanat çırpar mavilere; Güller açar ne zaman ellerimi
uzatsam saçlarına, serin serin eser yeller.

Bu sevdayı alıp gitme benden, alıp gitme mutluluğumu gözleri türkülü kuşum;
içimdeki baharı öldürüp gitme, kimsiz, kimsesiz boynu bükük bırakma türkülerimi.
Körpe bir dal gibi koparma sevinçlerimi yüreğimden ne olur... Gitme sevdamsın,
ateşimsin, hasretimsin& Gitme ekmeğimsin sen, suyum, havamsın& Gitme, ben sana
kalbimi verdim& Kalbimi de alıp gitme&


Gitme, figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür

gitme
bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm

gitme
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm

gitme
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm

gitme
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlarda gider bu kent de, ölürüm

gitme kal
menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam yokluğun ölüm

alıntı...
c38738aa37.jpg

Giderken aralık bıraktığın kapıdan içeri daldığı gibi yalnızlık göz yaşlarımla ıslanmış bedenime yapıştı…Hiç kendimi bu kadar yalnız hissetmemiştim.Hani bir şehre ilk kez gidersin,şehrin caddeleri insan doludur.Sense bir arayış içersindesindir.Uzaktan gördüklerini tanıdıklarının simasına benzetirsin.Ufak heyecanlanmanın bedeninde yarattığı boşluğa güzelce yayılır yalnızlık.Camı kıran çocuğun suratına yapıştırılan sert bir şamar gibi çarpar suratına yalnızlık.İşte böyle bir yalnızlığa mahkum ettin beni…İşte böyle bir yalnızlık hakim odaya,bana ve tenimdeki son parmak izlerine…

Yanıma geldiğinde sözlerin beyaz hastane duvarları kadar soğuktu.Dokunduğum sanki tenin değildi.İlk kez bugün bana yabancıymışım gibi baktın.Bakışların öylesine delmişti ki yüreğimi,canımın acısını gizleyemedim senden ve göz yaşlarım temsil etti bu acıyı…Odada ölüm kokusu vardı.Derin kazılmış mezara yerleştiriyorduk aşkımızın cesedini…
Son kez benim oluyordum,son kez senin oluyordum ve son kez biz oluyorduk…
Kocaman ağır bir yük vardır kollarında…Metrelerce taşırsın,kolların kopacak gibi olur.Taşıdığın şeyi yere bıraktığında ise bedenin hafifler,uçasın gelir…Böyle hissediyorum.Ama ben o yükten memnundum…
Benden ayrılmak nasıl bir his yarattı biliyor musun bende?Kızgınlıkla kaptığın gibi bıçağı dayarsın etine,ucu parlayan metali birazcık itersin,ucu içindedir ve hemen iki yana yarılır etin…Magmadan çıkan lav gibi yavaşça süzülür kanın bileğinden koluna,oradan yere damlar…İşte o an korkunç bir kabustan uyanır gibi olursun ve basarsın ne bulursan kesiğinin üstüne…
İşte ben bile bile seninle çizdim kendimi baştan aşağı…Ve şimdi hiçbir şey yetmiyor kanımı durdurmaya.Hala kanıyorum.Sen geri gelmeden de pıhtılaşmayacak kanım biliyorum.
Biliyorum ve inatla hala odamda bıraktığın gibi gelmeni,seni bekliyorum…
Giderken açık bıraktığın kapı hala aralık,geri dönersin diye …

Yüreğine emeğine sağlık..
Diddy
Seninde yüreğine emeğine sağlık eRCi ....
Teşekkürler...