:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Katran Karasi Geceler
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Sayfalar: 1 2 3
ande01ht0ak3.jpg

Katran karası geceler vardır, seni bağırına basmıştır.! Kalemi ele aldırır, yazdırır, çizdirir.. Ama ne birşey değişir, ne yeni gündeki güzellikler için haber verilir.!

1pt8vx7.jpg

Gecem soğuk_!

Odam sensiz_!

Ümitler bitmiş_!

Kadehimde şarap bitmiş, hayalin gitmiş_!


Anlar vardır, şarkılarda buldurur matemi_!

Sözler bir yana dursun, ritimler bile acıtır içini. Kanatır kapanması zor yaralarını, her bir enstrüman sesi.! Oysa yaraların kabuk bağlamaya yüz tutmuştur.. Bir şarkı duyarsın bir yerde.. Her bir söz çarpar darbeyle,her bir enstrüman sesiyle açılır kabuklar.. dilindeki çığlıklara, ahlara aldırmazlar.!

Ve sen içinde sorguya başlamışken.. şarkıda tınılarıyla acıtır bir yandan, bir yandan da sorguna eşlik eder:

arzuleyal6rsvi7dv7.jpg

Dağlar mı, yollar mı, denizler mi engel_?

Neden_? Neden gelmez oldun_?

Eller mi, diller mi, sözlerim mi engel_?

Neden_? Neden gelmez oldun_?


Sorgular vardır, sadece kanatır!Asla cevap buldurmaz.!

Sorular,sorular, sorular..Cevabı yok, muhatabı yok ve hatta soranınının aynada bir sureti bile yok.! Devam edip gider sorgu, tâki yaranın kanı dışına sızıpta, sol yanın kızarana kadar.! Umudunu bir hışımla alırsın avucuna, elini götürürsün zorlukla sol yanına, ama kanın akmaya devam eder.. Beliki acının dinmeye niyeti yoktur.! Umut tuz misali kanatırda, bir merhem "O"dur kapanacak yarana.!

avatar391714zf4ir7.gif

Zaman durdu, gökyüzünden yıldırımlar düşerken..

İçimdeki yağmur dindi, yoruldum beklemekten.!


Izdıraplar vardır, söyletir, "O" duymasada gecelerine seslenir.!

Derken biter son enstrümanın son darbesiyle matem..katılırsın çığlık atarcasına tekrar edersin can havliyle..Yeter artık bitsin.!
Yoruldum Beklemekten!!!!!! dersin.

Geceler/Anlar/Sorgular/Izdıraplar vardır da bir tek "O" yoktur işte.!
Bugün günlerden ne, zamanın neresindeyim bilmiyorum...

Az önce yağmur dindi, yavaş yavaş gece oluyor... Tam da güzün ortasında, üşüyorum bir başıma... En sevdigim mevsim, yalnızlık artık!.. İçim acıyor, Aldıgım her nefes, ok gibi saplanıp kalıyor bogazımda...

Gittin..!

sana kızmamak, ağlamamak, sarılmamak, gitme dememek için zor tuttum kendimi, sanma ki serde gurur olduğundan, Gitmeliydin..!

Bitti...

Simdi geceler nasıl geçer? En korkuncu bu benim için. Gündüz hayat var, ses, ısık, renk... Ya gece? Karanlık, ıssız, sessiz... İşe yarar mı kaçıp gitmek, ama kendinden kaçamaz ki insan... Hadi her kösesine elinin değdigi bu evi terkettim, hadi tüm yollarundan beraber geçtigimiz bu sehirden de vazgeçtim... Gözlerinden nasil geçeyim!Hatırlar mısın simdi? Sadece benim duydugum bir şiir söylerdi o gözler.

Ah sevgilim ah! Nereye giderim..? Kaçsam da herkesten, bıraksam da herseyi, gidecek sensiz bir kuytu kaldı mı ki dünyamda benim?
Aynı sen bir kızımız, aynı ben bir oğlumuz olacaktı değil mi?... Söz vermistik çocuklarımızı herkesten farklı ve iyi yetistireceğimize... Onların yanında öpüsmekten utanmayacaktik ki, onlar da sevgilerini göstermekten utanmasınlar büyüdüklerinde... Ah sevdigğm... Daha yeni konusmadik mı üç günlük dünya bu diye... Neyin kavgası, neyin hırsı bu?... Öylesine teslim oldun ki doymak bilmez benliğine, geri dönüşsüz bıraktın beni de sonunda... Ama biliyorum; gitmeliydin...


Sen benim alınyazımdın... Basımıza ne gelse bitmemisti askımız..Onca sınavdan geçtik, uçurumların kıyısından döndük, inadına sevdik.. Simdi sen orada eski fotograflarımıza bakıyorsun... Bense burada gökyüzünden bir çift ıslak bakıs dileniyorum bir kez daha göreyim o maviligi diye... Yasayıp gidiyoruz böylece, yaşamak denirse buna..
Hayatta olmanın -değdigi- anlar vardur sevdiceğim, en değerli anlardır onlar...



Benim için, geceleri kollarında yatıyorken, uykuya daldığımı sandığımda saçlarıma bir başka dokunmandı, beni kızdırdıktan sonra elimi tutup sıcak bir öpücük kondurmandı üzerine... Bana "bebeğim" deyişinde son heceyi vurgulayışındı... zamansız yollara düşmemizdi beraber, yol üstü lokantalarında mola verdiğimizde içtiğimiz çayın tadıydu, yaktığımız sigaranın dumanıydı... Seviştiğimiz anlarda, "iyi" anlarımızda "herseyim" deyişindi, beni öpmeden önce dudagını ısırışındı belli belirsiz ki, bundan anlardım beni ne çok istedigini... El ele yürürken basparmağınla elimi hafif hafif okşayışındı -hava ne denli soguk olursa olsun ellerin her daim sıcacıktı-... Havaalanına yakın bir yerde durup uçakları izleyişimizdi, bir şişe şarap ve iki kadehle... Bulduğumuz yavru kedileri beslerken paylaştığımız keyifti, sokak sokak dolasmaktı birlikte keşfettiğimiz yeni şehirleri, birlikte kaybolmaktı yollarda gece vakti, kar yağdığında çocuksu bir heyecanla sokaklara fırlamaktı saat kaç olursa olsun.! Banyodan çıktığında ıslak saçlarının kokusunu içime çekmekti... Sana sımsıkı sarılıp; "iyi ki hayattayım" dediğim anlar... Kim anlayabilir ki bunlari senden, benden baska?

Sen ve ben, Biz... Biz diye birsey yok artık... Yıllar yılı gözümden sakındığım aşkımızdan geriye ne kaldı? Binlerce anı... Unutamazsam onları, yok olacakmışım gibi geliyor. Unutamazsam seni...Hücre hücre dağılıp gidecek bedenim sanki... Canım yanıyor, canımdan can kopup gitti...

Şairin dedigi gibi, ölüm gibi birsey oluyor ama ölünmüyor sevdiğim... En zoru da bu ya! Sığamıyorum şu dört duvarın arasına, sanki uykudayım, bütün yasananlar ise sadece kötü bir rüya, haykırmak istiyorum "neredesin" diye ama çıkmıyor sesim... Sanki bütün kelimeleri tüketmişim, kalmamiş artık söyleyecek sözüm... Uyanmak istiyorum bu kabustan, gözlerimi açıp, şuracıkta, en sevdigin kırmızı koltukta uzanmış görmek istiyorum seni... Nefreti, öfkeyi, ayrılığı bilmediğimiz, tanımadığımız günlerdeki gibi...

Kokuna, tenine böylesi alışmışken nasıl dokunacağım bir başkasına, nasil sevecegim yeniden... Hiç hazır değilim kalbimin deniz gözlü efendisi, bakma sen benim güçlü göründügüme... Sen iyi hisset diyedir, benim de hayata tutunmaya çalısmam bir köşesinden, sen yoluna devam et diyedir, benim de gittigim yoldan dönmemem...
...
Dokunsan yıkılacak bir sırça köşktür yüregim artık; bahçesinde tomurcuklanan sevda güllerini gidişinle yaktığın... Sakın gelme,sakın sevme beni bir daha. Sevgin buysa, dayanamam yeniden yerle bir olmaya.


Alışmalıyım sensizlige bu ölüm sessizliğine, bu kapkaranlık yokluğa
sağol canım bneim beğenmene sevindim buarada bende senin paylaşıma hayran kaldım bilgineSmile
anar1es1jr7ke.jpg

SENİNLE YAŞLANMAK İSTİYORUM

Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım

Yaşayalım kı, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.

Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bır şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte.

Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.

Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehırden.

Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli zıyaretimize, geçmışteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız...

Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı "herşeyde".
ghb493450br.jpg

BEN SENİ KOCAMAN YÜREKLE SEVDİM !!!

Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir
ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle...

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

Sevdim işte ötesi yok...


tnghb493451ja.jpg
bukmevg7.jpg

Geldin mi?
...
Geldin
sandım!
Terk etti odamı yar güneş ve renkler.
Senden sefaya hasretim, cefalar yeter!
Bir lokma ekmek değil, su değil and isteğim...
Bir seda ver, bir fer ol, bir gel yeter!
İsli, sisli, pis, puslu bir odada seni beklemek(?)
Yüreğimden kan sızıyor, yardım et!

Döneceğine inandırarak gitmiştin. Ben vedaların vuslata gebe olmadığını ispatlamaya çalışırken, galip gelmiştin düşünceme. Ahh, ne erinçti bu yüreğime.
İş bölümü yapmıştık. Sen gidecektin, ben seni bekleyecektim, sen gelecektin, ben seni sevecektim...
Geçti...

Ne kadar zaman oldu bilmiyorum. Lakin; aklım başımdan, söz dilimden, ferim gözlerimden, kokun tenimden geçti. Tahta kuraları çerçeveleri yedi bitirdi, hayalin de beni.
Parmak uçlarında yüreğimin, nazlı sevdanla bekledim. Takvimlerden kışın eksileceğini haber ederken güzden kalma hüzünler, ne kadar kara varsa sildim. İlmek ilmek umut işledim seni beklerken. Ben vedaların vuslata gebe olmadığını ispatlamaya çalışırken, galip gelmiştin düşünceme.
Geçti...
Bir çiçekli bahar,
Bir sıcak yaz,
Bir serin hazan...
Sırada ne var?
Ben vedaların vuslata gebe olmadığını ispatlamaya çalışırken, sen yenildin düşünceme. Hiç bir doğru beni bu kadar acıtmadı...
Geldin
sandım!

Ki geldin de... Yüreğinin en kuytu köşesinde aşk diye bir şey vardı. Bulamıyorum şimdilerde.
mevsimlerrl3.jpg



''Aslında sana söylemek
istediğim çok şey vardı
Mesela;
keşke bu kadar büyük
sevdirmeseydin
kendini...''
_____________@@__@_@@@_____
_____________@__@@_____@_____
____________@@_@__@_____@_____
___________@@@_____@@___@@@@@_____
__________@@@@______@@_@____@@_____
_________@@@@_______@@______@_@_____
_________@@@@_______@_______@_____
_________@@@@@_____@_______@_____
__________@@@@@____@______@_____
___________@@@@@@@______@_____
__@@@_________@@@@@_@_____
@@@@@@@________@@_____
_@@@@@@@_______@_____
__@@@@@@_______@@_____
___@@_____@_____@_____
____@______@____@_____@_@@_____
_______@@@@_@__@@_@_@@@@@_____
_____@@@@@@_@_@@__@@@@@@@_____
____@@@@@@@__@@______@@@@@_____
____@@@@@_____@_________@@@_____
____@@_________@__________@_____
_____@_________@_____
_______________@_____
____________@_@_____
_____________@@_@____
böyle bir dünyada seninle yaşamak varken, böyle uzak kalmak gücüme gidiyor, senin verdiklerini seninle paylaşmak varken, seni sensiz yaşamak içime sinmiyor
İnsanları Çılgına Çeviren Şey Bu Günün Deneyimi Değil, Dün Olan Bir Şeyden Pişmanlık Duymak Ve Yarının Getireceklerinden Korku Duymaktır. Çünkü Aşk Karşındakini Bulunmaz Hint Kumaşı Sanmanla Hıyarın Teki Olduğunu Anlaman Arasında Geçen Zamandır.

2-Yitirdiğin herşeyde kazandığın birşey var, kazandığın herşeyde biraz yitirdiklerin, bu yüzden birileri hep ısınıp dururken senin dinmez üşümelerin.

3-Bir zamanLar neŞem varDI... Hayata güLen gözLerim , GüzeL konuŞan DiLim , HerkeSe SevgiyLe yakLaşan bir kaLbim varDI !.. Ama şimDi ne neŞem, Ne güLen gözLerim, Ne SevgiyLe yakLaŞan kaLbim var !.. YanLIzCa agIr SözLerim , NefretLe bakan gözLerim , Kin DoLu bir yüregim var!

4-Düşünüyorumda bazen seni sevdiğimden daha çok seviyorum, seni seviyor olmamı ve bazende seni seviyor olmamdan daha çok istiyorum benim olmanı!

5-Uzak dağ başları Yalnızlıkları getirir aklına Bir de efkarlı türküleri Ve senin yalnızlığın Ancak dağlara sığabilir Bir de türkülere .

6-KORKUM sevmek degil, KORKUM sevip de ayrilmak, KORKUM kursun yemek degíl, KORKUM kallesce vurulmak, KORKUM ölüm degil, KORKUM sizler tarafindan unutulmak.

7-Uzaktaki Â¥ıldızlar Parlak GeliÂ¥orsa Insana , Uzakta Olduğun Için Tutkunum Sana , En Güzel Aşklar Imkansızsa , Imkansızı Â¥aşamak Için Tutkunum Sana.

8-İLkiNDe BaŞaRaMaDıYSaN BiR DAha DeNe!..SoNRa BiR DaHa..BiR DaHa... SoNRa VaZGeÇ SaLaKLıÄžın ALeMi YoK.

9-Sanirim seni cok sevdim'ki ayrilamiyorum , Baglandim'ki unutamiyorum , Yakinlardasin'ki hissediyorum , Gizlemiyorum çünkü SENİ COK SEVİYORUM

10-Sen sütlaç kadar tatlı lahmacun kadar sıcak çiğköfte gibi yakıcı dolma gibi çekici bulgur gibi asil aşure gibi karışık içliköfte gibi mükemmelsin
Sayfalar: 1 2 3