:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Büyük yemin
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Kabima sigamiyorum, hasreti tüketmek adina yol aliyorum, daha önce hic görmedigim bir sehre dogru...
Yanimda oturan kadinin bitimsiz sorularina ceyap verislerim gayri ihtiyari, cevaplarima siginti yol bitmiyor... O ise agirlasan gözkapaklarima bakmaksizin kendince sorularla benimle konusma sevdasinda, bense düs görüyorum usulca. Gözlerim gönlümün heyacaninda masalsi bir uykuya bürünüyor kadinin telasli sorularinda. Nerden buluyor bu kadar soruyu diyecek oluyorum, cocukluktan muzip bir hayal takiliyor gözbebeklerime, gülümsüyorum kadina. Sevimli geliyor simdi bana kiramiyorum onu, bir sonuca varmayacak sohbete ortak oluyorum ben de umarsizca.

Bulutlar pusuya yatiyor, gökyüzü aciliyor, yildizlar göz kirpiyor. Ucurumlari, magaralari, selaleleri, kanyonlari, ormanlariyla bir yol var, ilerliyor. Penceremden iceri gece cöküyor. Ne garip O nu özdeslestiyorum yildizlarla, kayan bir yildiza veda edisini, özlüyorum. Gülümsüyorum, cocuklugumdan kalma bir hikayeyi animsiyorum, kayan yildizlara dair. Kayan bir yildizi ölüme yakistiramiyorum nedense, ne cok sey icin kandirilmissiz diyorum kendi, kendime.

"dert ortagim benim, biricik sevgilim, söyle senden baska kimim var benim" diye sarkilar düsüyor dilime...

Of... cekiyorum derinden bitmez geliyor yolculuk. Hayatimdan üc gün calmisim gecmise borclu oldugum. Kisa üc güne bir ömrü sigdirmak zorunda olacagim hic aklima gelmiyor, gelecek düslüyorum birde. Calmisim gecmisten üc günü sonradan anlayacagim...

Sevincle, sabirsizligi icinde barindiran bu yolculuk cok derin izler birakacak bende ve yine sonradan anlayacagim bunu ah..! ah..!

Karmasik duygularla gecen bir yolculuk nihayetinde sona eriyor, bir seyleri bitirmek icin gelmisim meger bu kente sonradan anliyorum bunu da, gelecege yol alirken.

Yol boyunca düslerimi tam ortasindan bölen kadina veda ediyorum. "Oh be kurtuldum" diyiyorum ve icimden haylazca gülümsüyorum. Konusulan herseyi unutmus olarak sehre yabanci yüzümü dönüyorum.

Alisik olmadigim havayi icime cekiyor bir iki dakika hareketsiz seyre daliyorum. Icime doldurmus oldugum havayi disari birakiyorum rahatlamis olarak. Alismak zorundayim bu yabanci kente nasilsa, gevsiyorum. Alismis sayiyorum kendimi, ilkten hersey toz pembe gözüküyor bana, ayaklarim yerden kesiliyor adeta.

Hasretin esaretinde tahliye yüregim, bilinmedik bu sehirde, anlamsiz gelen kalabalikta O`nu ariyor merakli gözlerim, tek yalnizlik anahtarini. Icim kipir kipir, bahari andiriyor bu halim. Telasli kalabaligin arasinda sevdali oldugum O gözlerle bulusuyor gözlerim, ucuyorum ona dogru kosar adimlarla kucak aciyorum ilk askima.

Özlem dolu bir kucaklasma bekliyor bizi, hakkimiz olani alacagiz zamandan az sonra. Kollarinda buluyorum kendimi bir kac dakika gecmeden, merakli bakislarim sevinci tasiyor simdi. Ne cok özlemisim meger kavusma aninda daha iyi anliyorum. Hic ayrilmadan böyle sarilip kalsak sonsuza dek diye bir anlik düsünce belirsede beynimde etraftaki merakli bakislara yenik düsüyor bu hayalim. Cok abartmis olmaliyim sevdayi unutmus yasli bir kadina göre, afallayan gözleri beni kendime getiriyor, al al renkten renge giriyor yanaklarim, utaniyorum tabulari olan bu tatli nineden.

Üc gün icin ne kadar cok sey getirmisim diye söyleniyorum kendi kendime. Elimdeki valizin agirligi kollarimi asagiya cekerken, uzanip aliyor elimden valizi, diger eliyle de avucluyor titreyen ellerimden birini...

Ilerde ikimize ait olacak eve dogru yol aliyoruz. Sevincimizi konduracak bir dal bulamiyoruz, havada asili kaliyor, sevincimiz. Sabirsiz bir ruh haliyle eve tasiyoruz kendimizi. Birikmis olan hasretimizi sonlandirmak adina sariliyoruz SIMSIKI, dünya kayiyor ayaklarimizin altindan...

Kirmizi güller yemek masasinin üstünde gözlerime ilisiyor "hosgeldin evimize bebegim" notu ilisiginde. Uzanip, kokluyorum o en cok sevdigim renkteki gülleri, icime cekiyorum kokusunu...

Gözlerine daliyorum sevgilinin, dudaklarima dokunuyor dudaklari usulca, aski eflatun renginde yakaliyoruz gecede...

Ne kadar cok konusuyoruz gecmisten, gelecekten zaman nasil geciyor istemeden...

Kiilim desenli motiflerlerle restore edilen ünlü dondurmacida, nostalji esliginde dinledigimiz sarkinin nagmelerinde daliyor gözlerim cocuklugumuza... Celimsiz, utangac iki cocuk gülümsüyor gecmisten pastanelerin en kuytu kösesinden, masumca, sevdali iki kücük yürek... Garsonun tiz sesiyle siyriliyorum gecmisten, beni seyre dalan gözlerine gafil avlaniyorum... O`nu ne kadar cok sevdigimi düsünüyorum, ela gözlerine göz kirpiyor yüregim...

Gökyüzü ininde sakladigi bulutlari azad ediyor, tahliye zamani coktan gelmis diyor sanki. Kara kara bulutlar gökyüzünden yüregime aksediyor. Simsekler cakiyor icimde... Gök yüzü aglamak icin yavas yavas hazirliyor kendini kopan firtinayla beklemede...

Son gecemiz "icelim mi ?" diyorum, "kafir ben icmem" diyor gülerek, unutmusluguma sitem sayiyorum ben de. "Tamam cay icelim" diye karar kiliyoruz. Cayi beraber yudumlama hevesimiz yarida kaliyor. Gelen telefon davetsiz misafir gibi düsüyor son gecemizin ortasina. Ahizeye uzaniyor elleri kaygiyla, titriyor sesi.

Konusurken geveliyor, kizariyor, sevgiyle baktigim yüzü her renkten bir hal aliyor. Kavrayamiyorum ilkten bu anlamsiz gelen konusmayi. Eli, ayagi birbirine karisiyor bir seyleri sakliyor telas icinde. " Kim di " meraklaniyorum? Telefon kapandiktan sonra yüzüme bakamayan yüze, saskin saskin bakiyorum. Merak üsüsüyor olmayan aklima, ürperiyorum. Beynime bicaklar saplaniyor verecegi cevabi duymak istemiyorum icim aciyacak burkuluyor. Yine de inatla üstüne gidiyorum korkularimin, kahrolasi inadim!... Israrla soruyorum " kim di O !" ..?

"Bankadan bir arkadas" diyor hazirliksiz yakalanmis olmanin telasi icinde mahcup. Israrla soruyorum tekrar tekrar "kimdi o" ve yine hazirliksiz bir hikaye uyduruyor telasli, cocuklarin bile gülüp gececegi türden bir masal. Beceremiyor yalani acemice cevaplar savuruyor bos duvarlara. Odanin icinde yalanci kelimeler ucusuyor duygusuzca.

Oldugum yere yikiliyorum, kara bir leke sahipleniyor gelecegimi ve caliyor benden ilk askimi. Haksizlik diye haykiriyorum ciglik cigliga sonsuzluga. Kimse tanimiyor beni bu sehirde, öksüz kaliyorum gecede !

Gecmisten üc gün calmisim senin icin meger diyiyorum kendi kendime. Cehennemin atesinde yüzyilardir yanan ihanetin kilici kinindan cikiyor saplaniyor zavalli yüregime...!

Telesa kapiliyor, odanin icinde ordan oraya hizli adimlarla yürüyor, yeminler savuruyor karanligin icine caresizlik sahipleniyor bir tek O`nu. Kulaklarimi kapiyorum, duymuyorum, duymak istemiyorum yalan yeminleri.

Cikiyor odadan telasla, geri dönmesi bir iki saniyesini almiyor. Elinde Kuran i Kerim beni inandirmak icin en son kozunu kullaniyor ! Hic düsünmeden cehennem atesine atiyor bedenini. Gözlerim yuvalarinda cikacak gibi oluyor "dur" diyemiyorum kandirilmak istiyorum sanki..!

Kutsal kitaba günahkar dudakalarini konduruyor sonra elini koyuyor üzerine özenle ve o büyük yemini etmeden önce yüzüme, korkulu gözlerime bakiyor, gözyaslarina bogularak gereksiz yere yakiyor kendini cehennemin atesinde. Korkularimin siddeti ikiye katlaniyor o an, az önceki yikilmisligim gecenin en koyusuna bürünüyor. Konusacak tek sey birakmiyor kalan geceye...

Bitmeyen gecemizde, uzagiz artik birbirimizden, bir daha yakin olmamak adina geceyi tüketiyoruz.

Gecmisten caldigim üc günü yanima alip o kentten ayriliyorum, ihaneti de yük ediyorum yüregime... Kazancim bu oluyor bir tek. Valizin agirligi yerine ihanet cekiyor kollarimi asagiya tasinmaz bir yük oluyor zavalli bedenime...

Cehennem atesini arkamda birakip, yükünü yanimda tasiyarak bir baska ateste yaniyorum bende...

Hic hesapta olmayan sorgulamalari yeni bir külfet olarak yeni hayatima tasiyorum istemiyerek. Ihanet ne agir bedellere gebe oldu gecmisten caldigim son gecede en koyu kizilliga büründü, mahsere birakmadi sorgulamalari caldi bugünden.

"Ben seni öyle cok seviyorum ki en büyük yemini ettim, cehennem atesi viz geldi bana" diyor. Sevgisinin ölcüsü bu oluyor bende. Yüregim kor kor alevlere düsüyor gecede.

"Ah sevgili ah, hic bir sey ihanetin acisini hafifletmez" diyorum ben de, bunu hic bilemeyeceksin belkide.

"Yirmi dört saat erimedigi söylenen, Kahraman Maras dondurmasi hic bir tat vermiyor artik. Gecmisten calinan üc gün eritiyor bir ömrü, kahraman bir kentten maglup ayriliyorum, sayende"...

"dönülmez aksamin ufkundayim vakit cok gec, bu son fasildir ey ömrüm nasil gecersen gec" diye bir sarki düsüyor dilime.

" E l v e d a" büyük yemin ettim ben de..!