:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: sehit eşinden şehidine mektup
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
ARKADAŞLAR OKURKEN ÇOK KÖTÜ OLDUM . BU MEKTUP HRANT DİNK CİNAYETİNDEN SONRA BİR VATANDAŞ TARAFINDAN ŞEHİT EŞİNE YAZILMIŞTIR. HEPİMİZ ERMENİYİZ DİYENLERE KARŞI YAZILMIŞ BİR MEKTUPTUR


TÜM ŞEHİTLERİMİZİN TOPRAÄžI BOL MEKANI CENNET OLSUN. SAYGILARIMLA


Sevgilim…
Ölüm denen o yoğun, kör karanlığın, kederini, kahredici yalnızlığını ancak ben gibi ayrılıklara mahkum edilenler bilir…
Sen Khpe kurşunlarıyla son nefesini verdiğin gün ben de dilimi muhu.JPGrledim… Baban “Vatan sağ olsun, bir evladım daha var, o da
feda olsun” diye ağlarken, 7 aylık oğlunu “emanetin” diye kalan son gücümle sıkı sıkı sarmıştım da nedense ayaklarım beni
taşımıyordu. İki yanımdan koluma girmişlerdi, o an kalabalık bana çok gelmişti.. Kim bilir kaç kişilerdi.. Kasaba halkının yarısı
arkamızdan geliyordu.. En önde giden sen! Üstüne örtülmüş al bayrağımdan gözlerime kızıl miller çekiliyordu… Son kez telefonda
duyduğum sesin beynimde yankılanıyordu. “Hepinizi çok özledim…” “Özledim…” “Özledim…”
Susmuştum….

Oğlan büyüdü artık, her geçen gün biraz daha sana benziyor… Resimlerden tanıdığı sana özenerek saçlarını sen gibi tarıyor… O
güldüğünde sanki sen gelip oturuyorsun karşıma… İçim ılık ılık kanıyor ama ne o gün ne ondan sonra, her sabah uyandığım ıslak
yastığımı saymazsak, hiç ağlamadım.. Kavlimiz vardı unutmadım, “neden” diye hiç sormadım, bir Khpe kurşunla yıkılmadım, rabbim
verdi sabrını ne boyun büktüm, ne senden vazgeçtim..
Her gelen kara haberde, hangi şehrin şehidiyse oranın valisi, kaymakamı, esnafı, askerler, tanıyanlar, yakınlar…Şimdiye değin
ağıtlarla, bayraklarla uğurladıklarımız kadar olmasa bile yine de kalabalıklar… Televizyon ekranından geçiyorum, ben de yürüyorum
onlarla… Bir kez daha… Bir kez daha… Bir …

Sevgilim,
Sen de oralardan görebildin mi bilmem, bu günlerde buralarda zamansız bir kırlangıç fırtınası var… Hangi televizyonu açsam, bir
kahramandan söz ediliyor… Gazeteciymiş.. Ürkek bir güvercin gibiymiş.. İnsanlar gözyaşları arasında onun ne kadar mert, ne kadar
vatansever olduğunu anlatıyor… Gündüz gözü şehrin tam ortasında vuruvermiş zalimler… Gördüm adamcağızın nasıl yattığını o soğuk
taştan kaldırımda… Üzerine gazete örtmüşler… Ayakkabısı da yırtıkmış… İçim acıdı…

Sahi sevgilim, sen operasyona gittiğiniz dağda, gecenin ayazında o karların arasında vurulduğunda karnın tok muydu ? Üşümüş müydü
ellerin, esen deli rüzgar yaşartmış mıydı gözlerini? Bölücü hainlerle çatışırken, sağınızda solunuzda bombalar patlarken ne
geçmişti aklından en son ? Bunları bilememek koyuyor insana, yine de mayınlara verdiğimiz şehitlerimizi düşününce şükrediyorum..
Hiç değilse sen parçalanmadın, vatan toprağında bütünsün, vedalaşırken kaskatı elini tutabilmiş, uzun uzun yüzüne bakabilmiş,
muhu.JPGrlediğim dudaklarımla soğuk alnından öpebilmiştim …
Diyorlar ki öldürülen gazetecinin adı Hrant Dink’miş, Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde Türklüğe hakaretten yargılanmış..
Kibarlık olsun, Türkleri incitmesin diye Ermeni soykırımı oldu demiyormuş da, Türkiye Ermenilere karşı suç işlemiştir bu suçu
kabul etsin, iki devlet aralarında anlaşsın, gereken yapılsın diye yazıyormuş, söylüyormuş… Ermenistan da Türkiye’den toprak
istiyormuş… Sen gibi şehit olanların canıyla kazanılan vatanın birazını “bize verin” diyormuş…

Günlerdir televizyonlarda bu gazeteci var sevgilim… Günlerdir kırlangıç fırtınası dinmiyor… Hükümetten birileri önermiş, Hrant
Dink Türk bayrağına sarılsın demişler… Köşe yazarları da “Şehide ağıt” yazmışlar… Bize vatan uğruna ölenlerin şehit olduğu
öğretilmişti.. Bayrak vatan uğruna, vatana hizmet ederken can verene sarılır bilirdik…
Cenaze törenini de canlı yayınla verdiler… Hem de Dünyanın her köşesinde… Ben de senin ve sen gibilerin cenazesini kalabalık
sanırdım… Bütün yurt bizle ağlıyor, terörü lanetliyor bilirdim… Yurdun dört bir yanından çoluk çocuk, yaşlı, genç demeden koşturup
gelenleri görmeliydin…Mahşer yeri gibiydi ortalık.. Hepsinin ellerindeki pankartlarda “Hepimiz Ermeniyiz” yazıyordu… Ne çok Ermeni
varmış, şaşırdım! Sadece onlar mı ? Türkiye’yi düşman belleyenler de davetle gelmiş… Geliş paralarını da devlet ödemiş… Bu defa
geçemedim ekrandan.. Yürüyemedim onlarla.. Burada cenaze böyle törenle defnedilirken, Ermenistanda da "Soykırım Anıtı" önünde
tören yapmışlar... Acaba orada da "Hepimiz Türküz" diyenler oldu mu ?
Hani son konuşmamızda susmuştum.. İçimdeki korkuları göstermemek için boğazım düğümlenmiş, sesim çıkmamıştı… Şimdi söylüyorum…
“Ben de seni ben de seni… BİLEMEZSİN NE ÇOK ÖZLEDİM SEVGİLİM”
Artık dilimdeki mührü çözüyorum, içimde biriktirdiğim feryadı salıyorum, gittiği yere gitsin kırlangıç fırtınasıyla… Böldürmemek
için her biriniz siper ederek bedenlerinizi feda olmuştunuz vatana. Sen kara toprağa bizlerse diri diri boşluğa gömülürken
arkanızda yurdun dört bir yanından gelen “Ermeniler” yürümemişti.. Hiçbir yabancı televizyon acılarımızı dünyaya göstermemişti..
Karalara bürünen hayatıma, babasız büyüttüğüm evladıma karşın, yurdun dört bir yanında “hepimiz Ermeniyiz” diye haykıranlara da
helal ettim hakkımı …
Bütün şehit ailelerimize saygılarımla
Teröre verilmiş şehidi olmadan bütün şehitlerimizin sahibi
__________________
yüregine saglıkkk kardes

şehitler ölmezzz vatan bölünmez
allah acılı aılelere sabır versınnnnnnnn
Emeğine Sağlik ArkadaşimSad