:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: SERENAD *Zülfü Livaneli*
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
SERENAD-ZULFU-LIVANELI-ORJINAL-SIFIR__37523507_0.jpg


Her şey,2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesinde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duranın (36) ABDden gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagneri (87) karşılamasıyla başlar.1930lu yıllarda İstanbul Üniversitesinde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şileye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir. Serenad,60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor. Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad'da Zülfü Livanelinin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz Dengesi.


****

Yeni romanı ‘Serenad’ı anlatan Zülfü Livaneli, tarihten izler taşıyan son kitabını ‘kadın gözüyle’ yazdığını söyledi.NTV’den Banu Güven’in sorularını yanıtlayan Zülfü Livaneli son romanında 1930′larda yaşanmış bir aşkın izini sürüyor. Zülfü Livaneli kendi deyişiyle romanını bir ‘kadın’ olarak yazdığını söyledi. Livaneli şöyle konuştu: “İlk kez bir kadının ağzından yazıyorum bu romanda… Olaylara bir kadın gözüyle bakmaya çalıştım.”Einstein ve İnönü arasındaki mektuplaşma Livaneli’nin romanında önemli yer tutuyor. Roman bir Şubat günü, soğuk ve yağmurlu bir İstanbul’da geçiyor. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nde çalışan Maya adlı bir kadın ABD’den gelecek olan bir profesörü karşılamak için havalimanına gidiyor olaylar gelişiyor. Tarihten izler taşıyan romanda Şile açıklarında batan Struma gemisinin trajedisi de yer alıyor…