:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Sting
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
A Thousand Years

A thousand years, a thousand more,
Bir bin yıl, bir bin yıl daha

A thousand times a million doors to eternity
Bin kere milyon tane kapı sonsuzluğa

I may have lived a thousand lives, a thousand times
Bin tane hayat yaşamışımdır, bin kere

An endless turning stairway climbs
Sonu olmayan dönel bir merdiven yükselen

To a tower of souls
Ruhların kulesine

If it takes another thousand years, a thousand wars,
Eğer bir bin yıl daha sürse, bin savaş

The towers rise to numberless floors in space
Kuleler yükselir sayısız katla uzaya

I could shed another million tears, a million breaths,
Milyonlarca gözyaşı daha dökebilirim, milyon nefes

A million names but only one truth to face
Milyonlarca isim ama yalnız tek bir gerçeklik yüzleşecek

A million roads, a million fears
Milyonlarca cadde, milyonlarca korku

A million suns, ten million years of uncertainty
Milyonlarca güneş, on milyonlarca yıllık şüphe

I could speak a million lies, a million songs,
Milyonlarca yalan söyleyebilirim, milyonlarca şarkı

A million rights, a million wrongs in this balance of time
Milyonlarca doğru, milyonlarca yanlış, zamanın bu dengesinde

But if there was a single truth, a single light
Ama yalnız bir doğru olsaydı, bir tek ışık

A single thought, a singular touch of grace
Tek bir düşünce, tek bir dokunuşu erdemin

Then following this single point , this single flame,
Sonra izlemek bu tek noktayı , bu tek alevi,

The single haunted memory of your face
Aklından çıkmayan tek anısı yüzünün

I still love you
Hala seviyorum seni

I still want you
Hala seviyorum seni

A thousand times the mysteries unfold themselves
Bin kere gizemler açıklarlar kendilerini

Like galaxies in my head
Tıpkı aklımdaki galaksiler gibi

I may be numberless, I may be innocent
Belki sayısız olabilirim, günahsız olabilirim

I may know many things, I may be ignorant
Çok şey bilebilirim, cahil de olabilirim

Or I could ride with kings and conquer many lands
Ya da krallarla at sürüp, birçok toprak fethedebilirim

Or win this world at cards and let it slip my hands
Ya da kartlarda dünyayı kazanıp, elimden kaymasına izin verebilirim

I could be cannon food, destroyed a thousand times
Ön piyade olup, binlerce kere yok edilebilirim

Reborn as fortune's child to judge another's crimes
Talihin oğlu olarak yeniden doğup, diğer cinayetleri yargılar

Or wear this pilgrim's cloak, or be a common thief
Ya da bu seyyah pelerinini giyer, ya da bayağı bir hırsız olurum

I've kept this single faith, I have but one belief
Bu tek imanı sakladım, fakat sahip olduğum tek inanç

I still love you
Hala seviyorum seni

I still want you
Hala istiyorum seni

A thousand times the mysteries unfold themselves
Bin kere gizemler açıklarlar kendilerini

Like galaxies in my head
Tıpkı aklımdaki galaksiler gibi

On and on the mysteries unwind themselves
Sürekli gizemler açıklarlar kendilerini

Eternities still unsaid
Ebediyet hala dile getirilmemiş

'Til you love me
Ta ki sen beni sevene kadar

I dream of rain
Yağmuru hayal ediyorum

I dream of gardens in the desert sand
Çöl kumlarında bahçeleri hayal ediyorum.

I wake in pain
Acıların içinde uyanıyorum

I dream of love as time runs through my hand
Zaman ellerimden akıp giderken aşkı hayal ediyorum.

I dream of fire
Ateşi hayal ediyorum.

Those dreams are tied to a horse that will never tire
Bu hayaller asla yorulmayan bir atın boynuna asılı

And in the flames
Ve Alevler içinde.

Her shadows play in the shape of a man's desire
Onun gölgeleri bir erkeğin arzuladığı şekilde oynuyor.

This desert rose
Bu çöl gülü.

Each of her veils, a secret promise,
Onun her bir maskesi, gizli bir sözdür.

This desert flower
Bu çöl çiçeği.

No sweet perfume ever tortured me more than this
Hiçbir hoş koku bana bundan daha fazla işkence etmemişti.

And as she turns this way
Ve o bu yöne dönüyor

She moves in the logic of all my dreams
O benim bütün hayallerimin mantığı içinde hareket ediyor

This fire burns
Bu ateş yanıyor

I realize that nothing's as it seems
Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını fark ediyorum

'chours

I dream of rain
Yağmuru hayal ediyorum

I lift my gaze to empty skies above
Yukarıdaki boş gökyüzüne bakışlarımı dikiyorum

I close my eyes, this rare perfume
Gözlerimi kapatırım, bu müthis koku

Is the sweet intoxication of her love
Aşkının tatlı sarhoşluğudur.

'chours

Sweet desert rose
Tatlı çöl gülü

Each of her veils, a secret promise
Onun her bir maskesi, gizli bir sözdür.

This desert flower
Bu çöl çiçeği

No sweet perfume ever tortured me more than this
Hiçbir hoş koku bana bundan daha fazla işkence etmemişti.

Sweet desert rose
Tatlı çöl gülü

This memory of Eden haunts us all
Cennet'in hatıraları hepimizi ziyaret eder.

This desert flower, this rare perfume
Bu çöl çiçeği, bu müthis koku

Is the sweet intoxication of the fall
Düşüşün tatlı sarhoşluğudur.
He deals the cards as a meditation
Kağıtları bir meditasyon olarak dağıtıyor

And those he plays never suspect
Ve onlarla oynarken hiç şüphe etmiyor

He doesn't play for the money he wins
Kazandığı para için oynamıyor

He doesn't play for the respect
Saygı için oynamıyor

He deals the cards to find the answer
Kartları cevabı bulmak için dağıtıyor

The sacred geometry of chance
Şansın kutsal geometrisi

The hidden law of probable outcome
Muhtemel sonucun gizli kanunu

The numbers lead a dance
Sayılar bir dansa öncülük ediyor

I know that the spades are the swords of a soldier
Biliyorum ki maçalar bir askerin kılıçları

I know that the clubs are weapons of war
Biliyorum ki sinekler savaş silahları

I know that diamonds mean money for this art
Biliyorum ki karolar bu sanat için para demek

But that's not the shape of my heart
Ama hiçbiri kalbimin şekli değil

He may play the jack of diamonds
Karo valesini oynayabilir

He may lay the queen of spades
Maça kızını serebilir

He may conceal a king in his hand
Elinde bir papaz gizleyebilir

While the memory of it fades
Onun hatırası solarken

I know that the spades are the swords of a soldier
Biliyorum ki maçalar bir askerin kılıçları

I know that the clubs are weapons of war
Biliyorum ki sinekler savaş silahları

I know that diamonds mean money for this art
Biliyorum ki karolar bu sanat için para demek

But that's not the shape of my heart
Ama hiçbiri kalbimin şekli değil

That's not the shape, the shape of my heart
Hiçbiri kalbimin şekli, kalbimin şekli değil

And if I told you that I loved you
Ve eğer sana seni sevdiğimi söyleseydim

You'd maybe think there's something wrong
Birşeylerin ters gittiğini düşünebilirdin

I'm not a man of too many faces
Ben çok yüzü olan biri değilim

The mask I wear is one
Takdığım maske bir tanedir

Those who speak know nothing
Konuşanlar hiçbir şey bilmiyor

And find out to their cost
Ve hayatları pahasına öğreniyorlar

Like those who curse their luck in too many places
Çok fazla yerde şanslarını lanetleyenler gibi

And those who fear are lost
Ve korkanlar kayıp şimdi

I know that the spades are the swords of a soldier
Biliyorum ki maçalar bir askerin kılıçları

I know that the clubs are weapons of war
Biliyorum ki sinekler savaş silahları

I know that diamonds mean money for this art
Biliyorum ki karolar bu sanat için para demek

But that's not the shape of my heart
Ama hiçbiri kalbimin şekli değil

That's not the shape, the shape of my heart
Hiçbiri kalbimin şekli, kalbimin şekli değil
ya çok güzelde keşkem türkçeside olsa ben anlasaBig GrinBig Grin
güselim okumamışsınki her cümlenin altında türkçesi yazıyo zaten okaiWinkWink
kusura bakma janemm...inan gözümden kaçmış yoksam bakıom allahalaa yabancı nerde türkçesi meger altındayımışş....saol yeniden paylaşımın için...
önemli deil tatlım banada oluyo arada öle sonradan toparlıyorum heh heeBig Grin