Ayrılık çanları mı çalıyor


0
1 share

Artık zamanı geldi diyorsunuz. İlişikinizin tikandığını ve çıkmaza girdiğini düşünüyorsunuz. Acı ama gerçek; ayrılık çanları sizin için çoktan çalmaya başlamış bile…

Uzun süreli ilişkilerde öyle bir zaman gelir ki; aşkın varlığı artık sorgulanmaz olur. Ve tutkunun alışkanlığa dönüştüğü nokta gözden kaçar. Oysa çekip gitme vakti çoktan gitmiştir. Ne zaman başlamıştı? O büyük partide sizi gülmekten yerlere yatıran fıkrayı anlattığında mı? Birlikte sinemaya gidip patlamış mısır savaşı yaptığınız gün mü? Yoksa onu yemeğe davet ettiğiniz akşam mı? Artık hatırlamıyorsunuz bile, aradan o kadar uzun zaman geçti ki. Şimdi artık sorgusuz sualsiz hayatı onunla paylaşıyorsunuz: Evinizi, arabanızı, eşyalarınızı, arkadaşlarınızı ve hatta dünya görüşünüzü. Her yere birlikte gidiyor, her şeyi birlikte yapıyorsunuz. Kurulu bir düzeniniz var. Dolayısıyla heyecan, tutku, tehlike, kaybetme korkusu gibi duygusal ilişkiyi ayakta tutan dinamikler unutulmuş.

Acı ama gerçek…

Güven ve huzur duygusunun ilişkinizi esir aldığının farkında mısınız? Kendinize en son ne zaman, ona gerçekten aşık olup olmadığınızı, hayranlık duyup duymadığınızı sordunuz? Belki de bilinçaltınız bu soruyu sormayı reddediyor çünkü alacağı cevaptan korkuyor. Eğer bunca yıl sonra hala gönül rahatlığıyla "evet" diyebiliyorsanız, mesele yok zaten. Ama içinizde en ufak bir şüphe varsa ilişkiyi gözden geçirmeniz ikiniz için de iyi olacaktır. Pek çok çiftin yaptığı en büyük hata, ilişkilerinin "cicim ayları"nda birbirlerine karşı son derece dikkatli ve özenli davranmanın yan sıra her an tetikte olmalarıdır. Ama bu süre geçip her şey iyice oturduktan sonra kendilerini hayatın doğal akışına bırakarak birbirlerini evdeki eşyalar gibi kabullenmeleridir. Siz bunu yapmayın.

Hislerinizi paylaşın!

Diyelim ki, bütün bu iç hesaplaşma sürecinin sonunda artık onu sevmediğinize, sadece ayrılırsanız hayatınızda bir boşluk olacağı için hala onunla birlikte olduğunuza karar verdiniz. O halde bu düşüncenizi sevgilinizle de paylaşmalısınız. Hatta bu konuyu herkesten önce ona açın, sakın önce ortak arkadaşlarınıza söylemeyin. Onu karşınıza oturtup sakin bir biçimde ve olabildiğince kırmamaya çalışarak ona karşı duygularınızın tükendiğini, bu durumda beraberliğinizi sürdürmenin hem ona, hem kendinize haksızlık olacağını, bu kemlikleşmiş ilişkinin sizin için alışkanlığa dönüştüğünü ve artık gitme zamanının geldiğini söyleyin.

Ondan sonra da sizi anlamış olması için dua edin. Bazı erkekler bu tip durumlarda çocukça tepki verirken bazıları mantıklı düşünmesini bilir. Eğer aranızdaki duygusal bağ koptuğu halde bir süre sonra arkadaş olmayı başarabilirseniz, ortak dostlardan oluşan çevreden ikiniz de kopmamış olursunuz. Zamanla sizi mutsuzluğa sürükleyen bir ilişkiyi çeke çeke sürüklemektense, birlikte olduğunuz erkeğe ve hayata dürüst olun ve gitme zamanı geldiğinde cesaretinizi toplayıp gidin. Hatırlayın: Sürünmek ölmekten bin kat beterdir


Beğendin mi? Arkadaşlarınla da paylaş!

0
1 share

Tepkin Nedir ?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win
Leader

0 Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ne Göndereceksin ?
Normal Gönderi
Resim ve video ekleyebileceğiniz düz yazı
Sıralı Liste
Numaralandırılmış sıralı görsel ve metinsel liste
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Oylanabilir Liste
Upvote or downvote to decide the best list item
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı